9 Kasım 2017 Perşembe
O bir prens bölüm 6
''Hayır ama size ne oldu , böyle .'' Ona bakıyordum ilk defa şaşırdım , gözleri bu kadar derin bakan bir erkeği ilk defa karşılaştım . Yine ateş basmıştı kaçacak delik arar olmuştum . O ise pencereden bana döndü , yorgun bir tavırla bana baktı ve '' Bir ömür beni bekler misin '' dedi . Şaşkın bir şekilde baktığımı görünce '' Bana baktığında beni vursalar , inan bana hissetmeyeceğim den eminim .
29 Mayıs 2017 Pazartesi
Kalbim küt küt bölüm 5
Biran gitse ya , niye oyalanıyor ki , etraftan gören olsa yanlış anlayacak ve ona doğru dürüst de bakamıyordu , ya anlarsa diye korkuyordum , iş de bu kadar rahatsız olmamıştım . Avukat bana dönüp, gülümsedi , tedirgin oluştum , anlamış gibi,
"Yarın ben bu anahtarları kapının yanındaki saksıya bırakırım , davadan sonra bir kaç gün yokum, sende gelme ertesi gün . Hayal annem ," dedi durdu " Benle uğraşıyor , beni evlendirme planı var ,bu yüzden , arkadaşımın yanına gidip , gelemiyeceğim . Annem arar sorarsa bilmediğini söylersin . Ben gelene kadar ofise gidersen bunu bilmeni isterim .Ona göre konuş , olur mu" sanki bana bunu söylerken derin bir nefes çektiğini hissettim . Bana izahat mı veriyordu . Garip gelen bu duruma rağmen , onu yolcu edip , odama döndüm . Gece uyuyamadım . Sabah zor ettim , namazdan sonra , atıştırıp , parka gitmeye karar verdim . Üstüme spor kıyafet giydim . Parka gidince yavaş yaş yürümeye başladım , kalbimdeki bu şey neydi , aklımda çıkmıyor , onunda bana ilgisini biliyordum,
heleki akşam o izahattan sonra .Ama korkuyordum çok farklı bir kültürün bireyi idi . Bu iş olur mu ? Yoksa hayal dünyamın bir neticesi mi. En ufak bir kelime oluşmamıştı , sadece bakış yakalamakla , olmazdı . Kendimi korkunç hissediyorum . Hele annesi aklıma gelince , bir ürperti giriyordu , sırtım dimdik oluyor . Kendimi tedirgin ediyordum .Günler çabuk geçti Avukat geri geldi ,
Yüzü soluk ve üzgün bir vaziyeti vardı . Beni görünce bir an yüzü dahada soldu sanki , zoraki konuşup odasına gitti . Ne olduğunu anlayamadım ama , odadan hiç ses gelmedi öğlene kadar . Ben yemeğe çıktım , geri geldiğimde çıkıp gitmişti . Geri gelmedi ofise . Diğer çalışanla işleri bitirip ,eve gittim . Evde beni bekleyen bir süpriz vardı , annem gelmişti . Çok sevinmiş onla bir süre konuşup hasret giderdikten sonra esas niyetini açıkladı . Beni evlendirecekmiş , beni götürmeye gelmiş . O kadar şaşırdım ki , anneme kızamadım . Sabaha kadar uyuyamadım , sabah işe gittim , gözlerim onu aradı ama o yoktu . Kaçıyormuydu acaba , bir görsem gözleri anlatacaktı her şeyi ama yoktu . Telefon açsam , bir bahaneyle diye , bir bahane bulamadım . Annem ne dediyse beni ikna edemedi , ama başka bir şey keşfetti , benim durgunluğumu ve uyumadığımı görünce benim aşık olduğumu anlamış gibi evlendirme lafını kapattı . Ertesi gün kendi başına isteyerek gitti . Biraz manalı konuştu ama gitti, gözü yaşlı yaşlı .
Büroya gittim , işe o kadar daldım ki ,onun yanı başıma dikilip bana baktığını , bir ürpeti şeklinde anladım .Gözlerimi kaldırıp baktım , bana değişik bir şekilde bakıyordu .
"Hoş geldiniz " diyebildim anca . Oda konuşmaya başlamadan önce diğer çalışanı göz ucu ile bakıp "Hayal hanım şu son işin dosyasını odama getirirmisiniz ." deyip odasına gitti . Ne diyeceğini çok merak ediyordum , arkadaş dosyayı bana uzattı , oda farkında bazı şeylerin bana göz kırptı , hayırdır neyi var der gibi elin sorar gibi yaptı bana . Bende kaşlarımı kaldırıp ,dudaklarımı büzdüm , "bilmiyorum der gibi . Merakla odasına girdim , masaya doğru gidecektim ki orada değildi , pencerenin yanında aşağı bakıyordu . Çok kararlı gözüküyordu . Bana dönüp baktı "Hayal " dedi
Benim kalbim küt küt diye hızlı atmaya başladı , bir şey oluyordu ve galiba kalp krizi geçirmek üzereydim , yüzüm bembeyaz olmuş ki . Onun kaşı kalktı bana bakınca. "Bir şey mi oldu sana"
İLERİ BÖLÜM 6
12 Aralık 2016 Pazartesi
İnsan yeniden doğar mı bölüm 4
Bu gün doğum günümdü , sanki kimse hatırlamaz gibiydi , normalde ben böyle şeyleri önemsemezdim arkadaşlarım sağ olsunlar , son yıllarda beni hep unutmadılar . Bu gün erkenden büroya gitmiş işlerimi çabucak bitirmeye çalıştım ki arkadaşlarıma vakit ayırabileyim . Ortada garip bir şeyler döndüğü belliydi , büro olduğundan sessizdi .
Avukat ortalarda pek gözükmedi bu gün , telefonlar konuştu durdu . Ben bu güne özel kendime daha iyi bir kıyafet giymiştim . Gözlerimin yeşilini çıkarsın diye yeşil renkli baş örtüsü ile ona uyan kıyafetler giymiştim , bu gün topuklu bile giyindim ama öyle çok yüksek değil benim topuklarım.
Off bu gün ne bekliyorum sanki , kendimi bu gün patlayacak gibi hissediyorum , annem arayınca
o sıkıntı biranda gitti . Sesi ağlamaklı ama beni ne kadar sevdiğini her kelimesiyle anlatıyordu . İyiki doğurdum kızım diyerek beni çok mutlu etmişti . Annemin ilk göz ağrısı ve uzun zaman çocuğu olmadığı için benim yerim onun için farklıydı . Çok sevildim ailem beni yere göğe sığdıramadı . Diğer kardeşlerim dünyaya gelince o şımartmalar azalınca beni az sevdiklerini sanmıştım sonra aklım kesmeye başlayınca bunun saçma olduğunu anlamıştım . Neyse büroda işlerim bitirince avukatın odasına gidip izin istemeye karar verdim kapısına vardım ve o konuşmaya tanıdık oldum .
''Tamam ya beni neden sıkıştırıp duruyorsun , görüşeceğim ama bu son bilesin , bir daha bana arkadaşlarının kızlarını görüştürüp durma , beni kızdırma hiç hoşuna gitmeyen bir iş yaparım sana . Benim gibi bir adama bunu yapıyorsun ya ,sanki çirkin bir adamım ya, anne ! Beni rahat bırak ya, işim başımdan aşkın olabilir ama , gönül işlerime karışma .Gider bir köylü kızı alırım sana gelin getiririm haberin olsun .'' deyip telefonu kapattı . Bende toparlandım kapıyı tıklattım. Kapıyı yarım açıp , işlerim bitti , çıkabilirmiyim .'' Bana şöyle baktı sonra masasından kalkıp , ayağa kalkıp bana '' içeri girermisin , dedi ve odanın bir köşesindeki kocaman dolabın yanına gidip kapağını açtı bende içeri girip ona bakmaya başladım . Kocaman bir hediye paketi çıkarıp bana döndü onun yüzünde böyle utangaç bir ifade ilk defa gördüğümü hatırlıyorum . Sanki hayatında ilk defa bir kadına hediye veriyordu . Bende şaşkındım ilk defa yabancı bir erkek bana hediye almıştı , oda bunu fark etmiş gibi
'' Ne o doğum günün değil mi bu gün , hayırlı yaşlara Hayal hanım , umarım bugünün ve hayallerin gibi ömrün güzel geçer , ne alacağımı kestiremedim ,'' bir yandan konuşuyor bir yandan da gözlerini kaçırmaya başlamıştı ,o kararlı kendinden emin adam bocalıyormuy du ne . Bana mı öyle gelmişti . Kendimi anlatmak şöyle dursun ,nasıl sakin kalabildim hala şaşırıyordum ''Banamı aldınız?'' diyebildim şaşkınlıkla . Bir yandan tebessüm ediyor bir yandan da bu merasimden kurtulmak ister gibiydi .
Benim şaşkınlığımı görünce biraz rahatlamış gibi oldu , sonra ilk defa bana o siyah gözlerinde hiç görmediğim yumuşak bakışlarla .
'' Hayal iyi ki doğdun , ben böyle şeyleri beceremem kusura bakma .''
'' Ersin Bey çok teşekkür ederim , bende ne diyeceğimi bilemedim , sağolun .Bu günümü nereden bldiniz ki .''
Kendinden emin bir şekilde , ''Biraz sabret , az dışarı çıkabilirmiyiz ? '' dedi ve elime tutuşturduğu hediye paketiyle büronun ortasına gittik ki , o da ne tüm sevdiğim arkadaşar ve ailem burada beni kutlamaya başladı , ben nasılım ah , gözlerim dolu dolu annemle babama , hepsine sarılıp onlarla kucakladım , arkadaşlarım muzip muzip bana gülüyor onların bakışlarından bunu yapanların onlar olduğunu anlamama yetmişti . Babam da böyle şeyleri pek sevmez gençlerede karışmazdı . Ama bana dayanamazdı , benim yerim onun için çok özeldi . Babaannem öleli beni daha çok sever olmuştu . Annesine çok benzediğimi söyler bana annem kokulu derdi . Bir evlatta anne kokusu . Çok duygulanmıştım , bir saat böyle geçti hediye pasta faslı ile eve gittik . Avukat Ersin Bey aileme otelde oda bile ayırtmıştı , babamla kendi odasında sohbet etmişti biz içeride eğlenirken , babam odasından çıktığında yüzünde gördüğüm bir sevinç ifadesi beni şaşırtmıştı . Babamla konuşamadan kendimizi otelde bulduk , o gün onlarla kaldım arkadaşları eve yolladım .
Yanlız bürodan ayrılırken Ersin Beyin bana dikkatli baktığından emindim . İlk defa onun bakışından utanmıştım , neden bilmiyorum gözlerimi kaçırdım ama eminim ki yanaklarım al al olmuştu ,inşallah bunu fark etmemiştir . Şu yıldızlar kadar sıcak bir şeyler kıpırdıyordu bende ve kendime bile söylemekten çekiniyordum. Ailem geri gitmişti ve ben yine yanlızdım , arkadaşlarım uyumuş kulaklarımdan gelen müziğin ritmiyle yazıyorum işte .
Telefonum çalmaya başladı , ışığını görmesem duymayacaktım kulaklıklardan . Arayanı görünce cep telefonu yere düşürecektim . Açtım şaşkın bir sesle ''Alo Ersin Bey''
'' Hayal '' dedi kısık bir sesle sanki ne diyeceğini bilemeyen bir sesle '' Uyandırmadım umarım , kusura bakma ben dışarıdayım , büronun anahtarını bulamadım , senden senin yedek anahtarı alabilirmiyim , yarın ki davaya erken gireceğim ofise gelmiyeceğim , onları almam lazım .'' Tabi Ersin Bey az beklermisiniz , ben müziği kapatmayı akıl edemedim boğazımda ki kulaklıktan müzik duyuluyordu . Ben üstüme o kocaman pardösümü giydim . Anahtarı zor buldum çantadan ,aşağı indim , kapıda bekliyordu , ilk defa onu spor kıyafetlerle görüyordum , yine o bakışı gördüm gözünde , özür diler bir tonda ''Rahatsız ettim kusura bakma '' dedi yavaş bir sesle Bana dikkatli bakıyordu ,sonra yüzünde tebessüm belirdi , kulaklıktan müzik sesi geliyordu . '' Gece bazen dinliyorum ,acele ettim unuttum kapatmayı dedim '' bocaladım yav ne oluyor du bana , bakmaya çekiniyordum .
''Karadenizli olduğunu anladık , bu müzikleri bana yollasana. Bende hemşeriyim ,''
'' Arada iyi geliyor stres attırıyor , anahtarları ben geri getirmeyeceğim kapının yanındaki saksının altına koysam, büroya hırsız girermi '' diye bana takıldı . Ben nerede olduğumuzu hatırlayınca ''
ileri BÖLÜM 5
5 Aralık 2015 Cumartesi
Hayat mezunu bölüm 3
Hayat ne kadar esrarengiz ve her defasında bir şeyler olacağı zaman peşi sıra kötü olaylar oluyor . İnsanlar can sıkıntılarından olsa gerek Allahu Teğala da onlara hadlerini bildirmek için al sana rahatlık bastı , bir sıkıntı veriyor .
Benim sıkıntım ne ola ki , avukatın işinden okula okuldan eve ,evden okula derken okul bitti ve diplomayı da aldık . Her şey yolunda , avukat iyi bir patron , her ne kadar annesi geldiğinde hala bana dik dik bakması dışında .
Öğretmen olmak için gerekli bir kaç şey kaldı onu da aldık mı ve atandık mı yeni işi alana kadar burada çalışmaya devam .
Annem yine durmuyor bana koca arıyor , telefonla arıyor , kızım diyor hani şu oğlan vardı ya , demeye başlayınca işi kıvırıyorum da yanlarına gidince iş ciddiye bindiriyor . Anne dur hele şu okul pedgojik eğitim birde kpps bitsin . Bir de atanalım sonra bakarız . Bak işi olan kızı daha iyi alırlar sen merak etme diyom . Annem her gün arıyor ,bana bir şey olacak diye içi gidiyor . Arkadaşlarım olmazsa bir dakika bile beni burada bırakmaz .
Bu gün bir şey farkettim , Avukat bey , bazen kaçamak bakışlar atıyor ve bir şey diyecek gibi ama vazgeçiyor .
Bir gün onun elimdeki yüzüğe baktığını fark ettim . annemin bana taktığı nişan yüzüğü . Millet laf etmesin , kem gözlerden sakındırsın diye .Bense annem verdiği için takıyorum . Avukatın kapısı hafif açıktı , nedense bu yüzük işini halletmem gerekti . Telefonumu aldım ve sanki arkadaşımla konuşur gibi yaptım , sesimi de az kıstım elimdeki yüzüğü büroya gelmeden saklamıştım .
Kız arkadaşımı ararmış gibi yaptım , bu arada onun odasına baktım hareket var mı , bilgisayarın tuşlarını duyuyordum . Telefonu açıpta konuşmaya başlayınca o ses durmuştu . Ben "Alo Suna , evdemisin , bir zahmet benim annemin aldığı yüzüğü lavobo da mı unuttum bakarmısın ," dedim ve bekledim . Sanki karşımdaki onaylayınca sevinçle "Teşekkür ederim sağol , odama koyarsan sevinirim , gelirken eve ne getireyim dedim ve telefonu kapadım . Tuş sesleri başlamış , ben telefonu kapatınca .
Neden gerek duydum bu saçmalığa diye düşünürken , Kapıda valide sultan belirdi . Bu kadının her gelişinde ben ofisten çıkıyordum ama bu sefer , kahveleri söyleyip işe devam ettim . Arada şen bir gülüşle orada olduğunu fark ettim . Bu gün öyle şeyler oldu ki ,Kadın odadan çıkarken Avukat ona biraz kızarak " anne beni bilirsin böyle işlere vereceğim cevabı , sakın bana emrivaki yapma , hayatıma özelliklede seçeceğim eşi ben bulacağım , kim girerse araya , aramız bozulur ona göre deyip , annesini dışarı arabasına kadar götürdü . O topukların başına iş açacağını anladığından beri onu arabasına kadar götürür oldu . Büroda avukattan namaz vakitlerinde izin almıştım , bana küçük bir odada namaz kılmam için izin verdi . "Tabi öyle şey mi olur . Ne kadar güzel bende keşke şu nefsimi dizginleyip namaz kılabilseydim ." deyip beni takdir bile etti .
Geri geldiğinde gayet ciddi düşünür halde geldi . Bende "hayırdır " dedim . O da bana dönüp , gülümsedi , "hayırır inşallah " deyip geçip odasına gitti .
Benim yanımda çalışan başka çalışan daha var bu arada onu belirtmem gerek , çünkü baş ağrısı çektiğimden beri nedenini bu gün fark ettim . Kız aşırı konuşkan , hele işi olmadığı zaman bir çene açılıyor ki . Allah tan bu gün avukat , kızı uyardı da bende rahat ettim .
Yarın büyük bir dava var ve onun için bir haftadır delil topluyoruz , gerçi ben yaıp dosyalamaktan bu işlerden anladığım söylenemez . Yakında bir stajyer de gelecek . Odamız da üç kişi olacağız . İşler hafifleyecek biraz .
Arkadaşlarım dan Suna bu gün bana takıldı , neden avukattan çok bahsediyorsun diye , bir şeyler mi hissediyorsun , dedi . "Bilmiyorum , ne hissettiğimdem , olsa ki onun dünyası ile benim dünyam çok farklı ." dedim o da "hiç belli olmaz "dedi gülerek odasına yatmaya gitti .
Bu günden sonra bende yoğun çalışma içindeyim , öğretmen olmak için sınava girmem gerek . Neyse yarın önemli bir gün , benim doğum günüm .
BÖLÜM 4
Etiketler:
anne,
büro,
doğum günü,
roman,
topuklu ayakkabı,
yüzük
11 Ekim 2015 Pazar
Hayalin cıkmazı bölüm 2
Kitapları karıştırmaya bugünlerde başladım , hem çalışıyorum hem de okuyorum . Kendime pek fırsat ayıramıyorum . Aileme gerçekleri anlattım , biraz kırıldılar ama iş bulup tekrar okuyacağımı duyunca , kırgınlıklarını uzatmadılar .
Arkadaşım derin uykuda yine , bense masamı pencerenin yanına çektim , yarın ki sınava hazırlanıyorum güya , ama yıldızlar o kadar güzel ki ! , kendimi toparlamam zaman aldı , zaten şöyle bakacaktım , ama aslında aklım başka yerde .
Düşündükçe yanaklarım hala kızarıyor , of off , ne kadar saçma galiba ben , söylemeye ve yazmaya bile çekiniyorum .....
İki gündür büroda ses seda yok , avukat abi , abi diyorum , o da bana kızıyor , neyse , annesi geldi büraya , beni görünce annesinin bir kaşı yukarı kalktı , "oğlum işe sekreter aldığını söylemedin " diye söylenirken avukatın odasına girdiler . Kapı kapandı , telefon çalınca baktım "Bize üç tane orta şekerli kahve söylermisin . " dedi ve kapattı , kapattığını sandı ....
"Yavrum sen delirdin mi nereden buldun bunu , sokaktamı " kızgın bir sesle oğluna hışımla söylendi .Avukat ise "Anne hayatımı kurtardı bu kızcaz , işini de iyi yapıyor." "Önemli olan da bu !"
Annesi hala hızını alamadı , eğer bu kızı burdan kovmazsan senin yerine ben yapacağım. "
"Anne neyi var kızın neyini beğenmedin , başını mı ,?"
"Bizim çevre böyle şeyleri kaldırmaz oğlum seni tutmazlar"
"Anne benim karım değil sadece bir çalışan , işini güzel yapıyor , müşteriler memnun . Sırf onun yüzünden geri gelen müşteriler var ."
"Beni ilgilendirmez ,... ben telefonu kapattım , kahveleri söyledim , dışarı da az bir işim vardı , bir not yazdım , avukata ve çıktım , aslında başkası olsa kapıyı tekmeyle kırardım , ama söz dinleediğim için yapamadım .
İşim kısa sürdü büronun otoparkından dönerken , Avukatın annesi beni görmedi yan yan yürüyordu ve mazgallara topuklusu takılacağını hiç düşünmeden yürüyordu , o ne topuk Ya Rabbi!
Kadın anında zınk diye durdu , bende , bana doğru düşmeye başladı , yere düşerse , bir tarafı gidecek kesin , elimdekileri atıp kadını kucakladım beraber yere düştük , ayağı hafif yamuldu ayakkabı ayağından çıkmış kendiside benim kucağıma , Beyaz atlı prens edasıyla kadını yerinden kaldırdım , korku ile birazda canı yanmış bana baktı , sanki ben düşürmüşüm gibi baktı .
Kadın hiç bir şey olmamış gibi kalktı ayakkabısını giydi ve gitti.
Tövbe tövbe keşke tutmasaydım da ambulansla yolculuk edeydi de aklı başına gelirdi .
Avukata bir şey demedim , evrakları imzalaması için odasını tıklattım , imzaladı , daha sonra garip bir şekilde bana baktı , bende içimden aha kovacak beni , diye geçirdim .
"Başk bir isteğiniz var mı?" "İşlerim bitti , okul gideceğim sınavım var da?" ilk defa böyle mazeret der gibi söylemiştim . Halbuki saatim gelmiş çıkacam zaten .
"Tabi ki , başka bir şey varmı ?" " yok " dedim dönüp giderken de "Annemin kusuruna bakma ! o teşekkür etmesini bilmez helede , baş örtülü birisine ." "Sayende bacağının kırılmasına engel oldun , ben kameradan gördüm , sağolasın ." dedi bende "Avukat bey , önemli değil , alışığım , oda alışır bana inşallah" dedim ve çıktım
Beni kovmamıştı ama kovmayacağının anlamına gelmez , hele yarın ola da bakalım . Sabah sınavım var , öğlen gideceğim işe
, yorgunum uyumam lazım .
Gece ve mehtap sordular seni neredesin , neredeeeee , iyi ki aşık felan değilim he , sonra yine yazarım , mehtaplı gecedeeeee ...
BÖLÜM 3
Arkadaşım derin uykuda yine , bense masamı pencerenin yanına çektim , yarın ki sınava hazırlanıyorum güya , ama yıldızlar o kadar güzel ki ! , kendimi toparlamam zaman aldı , zaten şöyle bakacaktım , ama aslında aklım başka yerde .
Düşündükçe yanaklarım hala kızarıyor , of off , ne kadar saçma galiba ben , söylemeye ve yazmaya bile çekiniyorum .....
İki gündür büroda ses seda yok , avukat abi , abi diyorum , o da bana kızıyor , neyse , annesi geldi büraya , beni görünce annesinin bir kaşı yukarı kalktı , "oğlum işe sekreter aldığını söylemedin " diye söylenirken avukatın odasına girdiler . Kapı kapandı , telefon çalınca baktım "Bize üç tane orta şekerli kahve söylermisin . " dedi ve kapattı , kapattığını sandı ....
"Yavrum sen delirdin mi nereden buldun bunu , sokaktamı " kızgın bir sesle oğluna hışımla söylendi .Avukat ise "Anne hayatımı kurtardı bu kızcaz , işini de iyi yapıyor." "Önemli olan da bu !"
Annesi hala hızını alamadı , eğer bu kızı burdan kovmazsan senin yerine ben yapacağım. "
"Anne neyi var kızın neyini beğenmedin , başını mı ,?"
"Bizim çevre böyle şeyleri kaldırmaz oğlum seni tutmazlar"
"Anne benim karım değil sadece bir çalışan , işini güzel yapıyor , müşteriler memnun . Sırf onun yüzünden geri gelen müşteriler var ."
"Beni ilgilendirmez ,... ben telefonu kapattım , kahveleri söyledim , dışarı da az bir işim vardı , bir not yazdım , avukata ve çıktım , aslında başkası olsa kapıyı tekmeyle kırardım , ama söz dinleediğim için yapamadım .
İşim kısa sürdü büronun otoparkından dönerken , Avukatın annesi beni görmedi yan yan yürüyordu ve mazgallara topuklusu takılacağını hiç düşünmeden yürüyordu , o ne topuk Ya Rabbi!
Kadın anında zınk diye durdu , bende , bana doğru düşmeye başladı , yere düşerse , bir tarafı gidecek kesin , elimdekileri atıp kadını kucakladım beraber yere düştük , ayağı hafif yamuldu ayakkabı ayağından çıkmış kendiside benim kucağıma , Beyaz atlı prens edasıyla kadını yerinden kaldırdım , korku ile birazda canı yanmış bana baktı , sanki ben düşürmüşüm gibi baktı .
Kadın hiç bir şey olmamış gibi kalktı ayakkabısını giydi ve gitti.
Tövbe tövbe keşke tutmasaydım da ambulansla yolculuk edeydi de aklı başına gelirdi .
Avukata bir şey demedim , evrakları imzalaması için odasını tıklattım , imzaladı , daha sonra garip bir şekilde bana baktı , bende içimden aha kovacak beni , diye geçirdim .
"Başk bir isteğiniz var mı?" "İşlerim bitti , okul gideceğim sınavım var da?" ilk defa böyle mazeret der gibi söylemiştim . Halbuki saatim gelmiş çıkacam zaten .
"Tabi ki , başka bir şey varmı ?" " yok " dedim dönüp giderken de "Annemin kusuruna bakma ! o teşekkür etmesini bilmez helede , baş örtülü birisine ." "Sayende bacağının kırılmasına engel oldun , ben kameradan gördüm , sağolasın ." dedi bende "Avukat bey , önemli değil , alışığım , oda alışır bana inşallah" dedim ve çıktım
Beni kovmamıştı ama kovmayacağının anlamına gelmez , hele yarın ola da bakalım . Sabah sınavım var , öğlen gideceğim işe
, yorgunum uyumam lazım .
Gece ve mehtap sordular seni neredesin , neredeeeee , iyi ki aşık felan değilim he , sonra yine yazarım , mehtaplı gecedeeeee ...
BÖLÜM 3
Hayal mi senin adın bölüm 1
Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlarken aklımda olmayan şeylerin , peşim sıra gelmeye başlaması an meselesiydi .
Otobüs beklemekten usanmış , yürümeye başlamıştım . Yarım saat yürümeye karar vermiş , önünden geçtiğim lokantadan bir dürüm almış ,yanına ayran aldım , bütün gün uyuklayacaktım . Kendi kendime çay alsaydım diye kızıyordum.
İleri yollardan park sapağına girmiş , iş yerime yakın yürümeye devam ettim . Patron kovarsa kovsun diyordum . İş mi yok , kendi kendime güldüm , ee karnımı doyurmuş , keyfim yavaş yavaş yerine gelmişti . İş yerine girerken patronumla burun buruna geldim elinde bir dosya , "Neredesin kızım , al bu dosyayı , taksiyle bu adrese götür , gelirken de A.R avukatın yanına git , o da sana bir dosya verecek , bunlar delil , dikkatli ol , dünkü adam peşine düşmesin " dedi ve gerisin geri odasına gitti . Şimdi düşünüyorum da acaba tehlikenin boyutunu biliyordu da beni , nasıl yollamıştı .
İşi bırakmam gerekirdi o sabah ama işte yaşanacaktı ve yaşanmıştı .
Güzel bir kızdım bunun farkındaydım , üniversite harcını kazanmak için okulu dondurmuş , bir sene sırf para biriktirmeye uğraşıyordum . Ailemin durumu iyi değildi , onlar benim okulda olduğumu sanıyor , ama gereken parayı denkleştiremiyordum . Babamın borçları o kadar çoktu ki , bana bile yolladığı parayı nereden bulduğunu şaşırıyorduum .
Annem arada telefon açıyor , merak etme bizi diyordu . Para istememem onu şaşırtmıştı , bir iki aydır , endişelenmeye başlamıştı.. Offf her işim niye zorlaşıyor ki , arkadaşıma baktım çek yatta mışıl mışıl uyuyor , üç kafadarız bu evde , ben edebiyat okuyorum , onlarda . Ne saçma düşünüyorum gene , yoruldum ,bu gün bitmişti ya , yarın daha kolay olurdu . Avukata dosyayı götürmüştüm ama , dosyayı verirken kafamın üstünden vıvvv diye bir ses geçmiş korkudan kendimi yere atmıştım . Avukatta aynı yerde iki seksen uzanmıştı , ölmüşmüydü , baktım adam da aynı benim düşündüğümü yapıyormuş , oda bana bakıyordu , belinden beylik tabancasını çıkarmış , kendini kapının yanına atmıştı . Bende duvara yaklaştım . Kapıya bir adam belirmiş elindeki tabancayı bana doğrultmuştu ama onun görmediği avukatında ona tabancayla hedef aldığı . Gözlerimi yummuş öleceğim sanmıştım , bu arada ne cesaretse , elimdeki çantayı adamın eline savurdum . Adam bunu beklemiyordu elinden düşürmüştü silahını . Çantamı vurdukça vuruyordum , avukatta silahın kabzasıyla adama kafadan indirdi .
Adam iki seksen yerde yatıyordu . "Başkası var mı diye sordum korkuyla " avukat bu cümlemi olumlu buldu kapının kenarından bakmış bu arada 155 arayıp polisi çağırmıştı .
Adama tekme atacaktım , avukat anlamış , beni adamın yanından uzaklaştırmıştı .
" Sen ne yaman çıktın , Ferhat'a söyleyeyim de seni bizim büroya alalım ".
Ben dururmuyum " Ben geçiçi çalışanım , sekreterlik yapıyorum , abi " dedim avukat şaşırdı . Abi demem onu şaşırtmıştı . Utandım ne yalan söyleyeyim , beylik laf edemiyorum ki . Bey efendi , hanım efendi , laf laf işte . Yeni işe de başladım , maaşım da iyi , bana okula başlasam da yarım gün çalışmam içinde ayarlama yapacağını söylemişti .
Yarın uzun sürecek , erken kalkmam lazım , hala gülüyorum , adımı sorunca , yüz ifadesini anlatmak mümkün olsa keşke .."Ne Hayal mi senin adın !, Babanla annen çok mu düşünmüş adını , Hayal kurmuyorsun dur umarım işler esnasında ."
"Abi babam da avukattı , insanın hayalsiz yaşayamayacağını söyler hep"
"Şu abi lafını ulu orta söyleme emi , Ersin bey desen kafi!"
Gece uykum kaçtı , bari yazayım dedim , yarın olsa ya . Neyse yarında olur , biir sürü iş sıraladı bana . Erken gitmem lazım .......
BÖLÜM 2
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Roman
Hayal mi senin adın bölüm 1
Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlark...
-
İnsan evine sığmaz mı , hastahaneden geleli iki gün oldu ve ben geri gidemiyorum , yolda heyelan oldu . Açılması bir kaç gün sürec...
-
Her şey hazırlanmış tüm işler bitmiş ev halkı toplanmış damat tarafını beklemeye başladık . Babam televizyonu açmış haber izlerken birden ...
-
''Hayır ama size ne oldu , böyle .'' Ona bakıyordum ilk defa şaşırdım , gözleri bu kadar derin bakan bir erkeği ilk...
-
Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlark...
-
Bu gün doğum günümdü , sanki kimse hatırlamaz gibiydi , normalde ben böyle şeyleri önemsemezdim arkadaşlarım sağ olsunlar , son y...
-
Kitapları karıştırmaya bugünlerde başladım , hem çalışıyorum hem de okuyorum . Kendime pek fırsat ayıramıyorum . Aileme gerçekleri a...
-
Hayat ne kadar esrarengiz ve her defasında bir şeyler olacağı zaman peşi sıra kötü olaylar oluyor . İnsanlar can sıkıntılarından o...
-
Çocukluğumdan beri çok çalıştım , anne parası bile almadım sayılır .. Kendimi yetiştirmek için kendi ayaklarımın üstünde durmaya çalıştım...
-
Biran gitse ya , niye oyalanıyor ki , etraftan gören olsa yanlış anlayacak ve ona doğru dürüst de bakamıyordu , ya anlarsa diye ko...
-
Nasıl bilmiyorum düğün işi konuşulup dururken Ersinin babası hemen resmi nikahı ve dini nikahı bir günde ayarlayıp ilçede kıydırdı . Bana ...
