9 Kasım 2017 Perşembe

O bir prens bölüm 6



''Hayır ama size ne oldu , böyle .'' Ona bakıyordum ilk defa şaşırdım , gözleri bu kadar derin bakan bir erkeği ilk defa karşılaştım . Yine   ateş basmıştı kaçacak delik arar olmuştum . O ise pencereden bana döndü , yorgun bir tavırla bana baktı ve '' Bir ömür beni bekler misin '' dedi . Şaşkın bir şekilde baktığımı görünce '' Bana baktığında beni vursalar  , inan bana hissetmeyeceğim den eminim .
Senin bana baktığında her seferinde sanki liseli bir genç gibi , içim içime sığmıyor .Aramızda bir şeyler var ve ben yanlış anlamaktan korkuyorum , Hayal bu duygularım karşılıklı mı?''
Benim gözlerim parlamış ama yanaklarımda kıpkırmızı olmuş , gözlerimi ona kaldırırken göz kapaklarımı kocaman açıp ona baktığımda ,'' beklerim'' diye söylediğimi duydum . Fısıltı halindemi çıkmıştı bu kelime .
Genç adam pencereden ona yaklaşacakken kapı açldı ve o ince tiz ses
'' oğluşum hazırmısın '' dedi ve bana dönüp '' sen çık ''dedi kadın , ben ona baktım , belli belirsiz bir sesle '' raporları masaya bırakıyorum , izninizle ben diğer raporları hazırlyacağım . dedim ve çıkarken ona çaktırmadan baktım ve onun da bana baktığını ama annesinin duruma uyanmaması içinde .'' Bir saat sonraya hazır olsun , acelesi var , müşteri gelecek önemli bir duruşma için gerekli .''
dedi ve annesine döndü ben odadan çıkarken .''Neye hazırmışım anneciğim.'' annesi ,
''Dubaiye gideceğiz ya, unuttum deme bana'' derken kapıyı kapattım. Dubai mi nereden çıktı ve beni bir ömür beklermisin derken neyi kast etmişi . Kafam iyice karışmış ama artık bir şeyi biliyordum. Karşılıksız değilmiş ama büyük bir sorun vardı , beni korkutan annesi ve dini yöndü .Benimle sabah namazı kılmayacak bir eş , yada kültürlerimiz uymazsa ...
Bu iş etraflıca konuşulması gerekiyordu , yanaklarım hala ateş gibiydi . Masamda evraklara kör gibi  bakıyordum uzun bir süre annesi içerden çıkmadı . Çıkıncada bana msj geldi . İçeriden bana msj göndemişti  .'' Sakın sözünü unutma,ne olursa olsun , ne duyarsan duy , sözünü unutma .''''


Kapı açıldı kapıdan çıkarken bana baktı ama sanki son kez bakar gibi . O   gözlerde ise bir şey daha farkettim. Beni bekle der gibiydi.  Bu onu son görüşümdü . Aradan beş yıl geçti . Ben onu bekliyorum ne söz ne bir kelime nede bir telefon . İşten çıktım , çünkü o Dubaiye annesi ile gidince geri gelmediği gibi , büroyu da başkasına devretmişler bize isterseniz kalırsınız demişler ama ben çıktım  . Her  akşam şu günlüğe bir şeyler karalama isterken onu hatırlamadan edemiyorum , öğretmen oldum . Annem benim evlenmem için çok uğraşmış ben ağlayarak '' anne ne olursun bu konuyu ben açana kadar açma''
  Şimdi  memlekette yayladayım , yaz olmasına rağmen gece burada soğuk oluyor , Gece aya bakıyorum tüm haşmetiyle doğmuş sanki içimdeki sıkıntıyı alıp  gitmişti .
 Sabah erkenden kalktım namazdan sonra karnımı doyurdum , güneş etrafı aydınlatınca dışarı çıktım . Bu gün arkadaşım bana gelecekti , hazırlık yapmalıydım .Kuzenim de Kıbrıs'tan gelecekti , gece uzun olacaktı ben alış veriş yapmam gerekiyordu. Çarşıya gitmek için patika yoldan arabama vardım . Arabaya binerken yerde bir şey gördüm , eğilip baktım kelebekti , '' oy benim Yüce Allah'ım bu ne güzel bir kelebekti , fakat hiç hareket etmiyordu .Yerden alıp peçeteye koyup torpidonun üstüne koydum , yavaşça yola koyuldum , orman içinde dağın eteklerinde yapılan toprak yol biraz dardı ama iki araç geçecek kadardı . Yolda giderken tanıdık iki komşuyu da yanıma aldım . Konuşa konuşa yokuş aşağı gitmeye başladım , yolun yarısında iki turist bana el salladı durmam için .Durdum ve bana ileride patika yolda bir arkadaşlarının ayağının burkulduğunu yardım istedikleini söylediler . Telefonları burada çekmiyormuş , diğer arkadaşı yabancıydı , Esmer tenli çok güzel başı kapalı genç bir kızdı ,arap'a benziyordu .Bozuk türkçesi ile bana '' Çok şükran ''  ben ona baktığım da kızın gözleri korkuyla irkilmiş gibiydi .'' Sen'' dedi sustu.
Ne yapacağını bilemez haldeydi . Birden '' telefonla  112 ararmısınız siz zahmet olmasın , '' dedi ama ben '' olurmu öyle şey bir saatten önce gelemezler ve geri dönmeke bir saat '' arabadan indim patikaya girdim yerde bir adam yatıyordu. Komşularımda bana yardıma geldiler , adam başını çevirdi terli ve yorgun gözüküyordu , beni görünce çarpılmış gibi bakıyordu .
Çarpılan bendim ama ben sanki onu tanımıyor gibi '' Bir şeyiniz yok ya '' dedim ayağına baktım , bilek kısmı berbat bir şekilde soylmuş şişmişti . Diğerleri ile onu kaldırıp arabanın arka kısmına yatırdık . Yavaşça merkeze hastahaneye doğru gidiyorum . Ama aynadan ona bakmak istediğim halde , bakmadım çünkü bana baktığından emindim .Hastahaneye nasıl geldiğimi bilmiyorm onu alıp sedyeye   koyup acile doğru gittiler . Bense  komşuları alıp çarşıya götürdüm . Çarşıda bir hayalet gibi işlerimi gördüm , burada bana
Ece derlerdi , arabada komşularım Ece dedikleri için daha değişik bir hava olmuştu . Sedyeye koyarlarken o nun gözlerine baktığımda bir kez daha yüreğimi demirden bir pençeyle ezdiğini hissettim .Ona o donuk gözlerimle  '' Allah acil şifa versin dedim .'' doktor arkadaşımdı , ona çaktırmadan kendi lisanımızla , bir şey olursa beni aramasını ama beni tanımıyorsun dedim . Yanındaki arap kız bana ''Senin ad Ece mi başkamı? '' dedi büyük bir merakla .
''Ne yapacaksın benim adımı , doktor size yardımcı olacak , benim misafirlerim terminale geldiler onları almam lazım geç kaldım .''
''Nereye gidiyorsun '' kız yapışmıştı sanki bana , biraz şaşırmış şekilde  , beni sanki kaybetmekten korkuyormuşçasına elimi kavramış .'' Ne olursunuz geri dönün, bana söz verin'' dedi yalvarır şekilde . '' Tamam daa'' dedim biraz şive katarak .Hava alanına gidip gelmek , alış veriş epey sürmüştü  ,kuzenim olaya vakıf olunca , olaya el koydu , beni zorla hastahaneye dönmeye ikna etti.
Hastahane parkında garip bir şey fark ettim , beş altı tane büyük jiplerle sıralı duruyordu ve şoförleri de iri yarı genç adamlardı .
Ben arabadan inince ben göz takibine başladılar . ben yukarı akadaşımın yanına geldiğimde yeğenimle arkadaşım onun yanındaydılar . Doktor kız arkadaşım , bizim buralardandı ve uzaktan akrabamdı .
'' Kız Ece bu adam , prens ya ! '' ne diyor diye baktım arkadaşıma benle şaka yapar gibi de gözükmüyordu .Ben şaşkın bir şekilde baktım ona , '' bir prens mi  , bu zamanda öyle bir kişi gördün mü Türkiyede?'' diyebildim ... O arap kız kridordan Doktorun yanına gelipte beni görünce , bir sevinç çığlığı attıki , bütün kafalar ona döndü .
Kızın beni tanıdığı kesindi ama nasıl .Kız elimi tutup '' benimle gelin ne olursunuz''  dedi ve koluma yapıştı , şaşkın bir şekilde beni koridorda çeke çeke bir odanın içine kadar çekti. '' Abii bakk kimi getirdim , seni kurtaran yeşil gözlü periyi getirdim  .''
Genç adamın hasta yatağında , o simsiyah gözleri ile bana bakışını hiç bir zaman unutmayacağım .
'' Bak bakalım hayal mi ?gerçekmi '' dediği zaman gözleri sanki dolu doluydu.'' oodadan çıkın''  dedi diğerlerine dönerek bende yeni fark ettiğim diğer kişilere baktım . Oldukça şaşkındım , resmi kıyafetli iki adam ve kaza yerinden getirdiğim diğer adam vardı .Arap kız hemen onları çıkardı . Ben ve  o bakıyorduk , ne kadar bakıştık öyle , sonunda sesizliği  bozdu .'' Seni ne kadar aradım biliyormusun .''' Sen bana neden yalan söyledin ?''
Bana yalancı dediği an bir an tepem attı , ama merakım beni durdurdu .'' Ne yalanı?''
'' Hayal Değirmenci diye biri yok''
Hafifçe güldüm , sigortalı çalışanın adını nasıl yalan beyan eder söylermisin .. Ben bunu dediğimde ilk defa onun ağzından arapça bir şeyler  duyduğum ve küfrettiğini sandığım şeyler çıktı .
''Tabi ya , o zaman senin gerçek adın Hayal Ece Değirmenci değil mi'' dedi
Ben lafın nereye varacağını merakla bekliyordum . '' Ersin bey, sadede gelirmisiniz ! yolcularım var ve çok yorgunlar , yaylaya köye çıkacam . Gece basmadan gitmek istiyorum .
''Hayal  '' dedi sutu ''Ecee gerçeksin değil mi , kafamı vurduğum taştan dolayı rüya görmüyorum değil mi . Seni ne kadar öz.. '' diyecekken o kadının sesi ile irkildim .Kadın kapıyı hızla açmış ama bu sefer başında bir şal vardı , benim bir kaşım kalktı . Kadın bana bakmadan oğluna koşup,  ona sarılmak istedi ama oğlu onu durdurdu .'' Anne ! iyiyim bak benim kurtarıcım . deyip beni işaret etti . Kadın bana dönüp bakınca ağzından bir tiz sesle '' Sen , sen ne işin var burada derken şaşkınlıktan dona kalmıştı .Bana bakarken hayalet görmüş gibiydi . Benim yöresel kıyafetlerime bakıyrdu , bense artık gitmem geektiğine kanat vermiştim ki .'' Anne az dışarı çıkarmısın ,'' Kadın şaşkın bir şekilde , istemeyerek çıktı . Bana öylesine bakıyordu ki , kalkmak isterken iniltiyle yerinde kaldı , şaşırdım , '' Kaburgalarımda da kırık var '' dedi ve '' Yaklaşsana peri kızı,

ileri Bölüm 7


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Kalbim küt küt bölüm 5



Biran gitse ya , niye oyalanıyor ki , etraftan gören olsa yanlış anlayacak ve ona doğru dürüst de bakamıyordu , ya anlarsa diye korkuyordum , iş de bu kadar rahatsız olmamıştım . Avukat  bana dönüp, gülümsedi , tedirgin oluştum , anlamış  gibi,
"Yarın ben bu anahtarları kapının yanındaki saksıya bırakırım , davadan sonra bir kaç gün yokum, sende gelme ertesi gün . Hayal annem ," dedi durdu " Benle uğraşıyor , beni evlendirme planı var ,bu yüzden , arkadaşımın yanına gidip , gelemiyeceğim . Annem arar sorarsa bilmediğini söylersin . Ben gelene kadar ofise gidersen bunu bilmeni isterim .Ona göre konuş , olur mu" sanki bana bunu söylerken derin bir nefes çektiğini hissettim . Bana izahat mı veriyordu . Garip gelen bu duruma rağmen , onu yolcu edip , odama döndüm . Gece uyuyamadım . Sabah zor ettim , namazdan sonra , atıştırıp , parka gitmeye karar verdim . Üstüme spor kıyafet giydim . Parka gidince yavaş yaş yürümeye başladım , kalbimdeki bu şey neydi , aklımda çıkmıyor , onunda bana ilgisini biliyordum,
heleki akşam o izahattan sonra .Ama korkuyordum çok farklı bir kültürün bireyi idi . Bu iş olur mu ? Yoksa hayal dünyamın bir neticesi mi. En ufak bir kelime oluşmamıştı , sadece bakış yakalamakla , olmazdı . Kendimi korkunç hissediyorum . Hele annesi aklıma gelince , bir ürperti giriyordu , sırtım dimdik oluyor . Kendimi tedirgin ediyordum .Günler çabuk geçti Avukat geri geldi ,
Yüzü soluk ve üzgün bir vaziyeti vardı . Beni görünce bir an yüzü dahada soldu sanki , zoraki konuşup odasına gitti . Ne olduğunu anlayamadım ama , odadan hiç ses gelmedi öğlene kadar . Ben yemeğe çıktım , geri geldiğimde çıkıp gitmişti . Geri gelmedi ofise . Diğer çalışanla işleri bitirip ,eve gittim . Evde beni bekleyen bir süpriz vardı , annem gelmişti . Çok sevinmiş onla bir süre konuşup hasret giderdikten sonra esas niyetini açıkladı .  Beni evlendirecekmiş , beni götürmeye gelmiş . O kadar şaşırdım ki , anneme kızamadım . Sabaha kadar uyuyamadım , sabah işe gittim , gözlerim onu aradı ama o yoktu  . Kaçıyormuydu acaba , bir görsem gözleri anlatacaktı her şeyi ama yoktu . Telefon açsam , bir bahaneyle diye , bir bahane bulamadım . Annem ne dediyse beni ikna edemedi , ama başka bir şey keşfetti , benim durgunluğumu ve uyumadığımı görünce benim aşık olduğumu anlamış gibi evlendirme lafını kapattı . Ertesi gün kendi başına isteyerek gitti . Biraz manalı konuştu ama gitti, gözü yaşlı yaşlı .
Büroya gittim , işe o kadar daldım ki ,onun yanı başıma dikilip bana baktığını , bir ürpeti şeklinde anladım .Gözlerimi kaldırıp baktım , bana değişik bir şekilde bakıyordu .
"Hoş geldiniz " diyebildim anca . Oda konuşmaya başlamadan önce diğer çalışanı göz ucu ile bakıp "Hayal hanım şu son işin dosyasını odama getirirmisiniz ." deyip odasına gitti . Ne diyeceğini çok merak ediyordum , arkadaş dosyayı bana uzattı , oda farkında bazı şeylerin bana göz kırptı , hayırdır neyi var der gibi elin sorar gibi yaptı bana . Bende kaşlarımı kaldırıp ,dudaklarımı büzdüm , "bilmiyorum der gibi . Merakla odasına girdim , masaya doğru gidecektim ki orada değildi , pencerenin yanında aşağı bakıyordu . Çok kararlı gözüküyordu . Bana dönüp baktı "Hayal " dedi
Benim kalbim küt küt diye hızlı atmaya başladı , bir şey oluyordu ve galiba kalp krizi geçirmek üzereydim , yüzüm bembeyaz olmuş ki . Onun kaşı kalktı bana bakınca. "Bir şey mi oldu sana"

İLERİ BÖLÜM 6

12 Aralık 2016 Pazartesi

İnsan yeniden doğar mı bölüm 4



Bu gün doğum günümdü , sanki kimse hatırlamaz gibiydi , normalde ben böyle şeyleri önemsemezdim arkadaşlarım sağ olsunlar , son yıllarda beni hep unutmadılar . Bu gün erkenden büroya gitmiş işlerimi çabucak bitirmeye çalıştım ki arkadaşlarıma vakit ayırabileyim . Ortada garip bir şeyler döndüğü belliydi , büro olduğundan sessizdi .
Avukat ortalarda pek gözükmedi bu gün , telefonlar konuştu durdu . Ben bu güne özel kendime daha iyi bir kıyafet giymiştim . Gözlerimin yeşilini çıkarsın diye yeşil renkli baş örtüsü ile ona uyan kıyafetler giymiştim , bu gün topuklu bile giyindim ama öyle çok yüksek değil benim topuklarım.
Off bu gün ne bekliyorum sanki , kendimi bu gün patlayacak gibi hissediyorum , annem arayınca
o sıkıntı biranda gitti . Sesi ağlamaklı ama beni ne kadar sevdiğini her kelimesiyle anlatıyordu . İyiki doğurdum kızım diyerek beni çok mutlu etmişti . Annemin ilk göz ağrısı ve uzun zaman çocuğu olmadığı için benim yerim onun için farklıydı . Çok sevildim ailem beni yere göğe sığdıramadı . Diğer kardeşlerim dünyaya gelince o şımartmalar azalınca beni az sevdiklerini sanmıştım sonra aklım kesmeye başlayınca bunun saçma olduğunu anlamıştım . Neyse büroda işlerim bitirince avukatın odasına gidip izin istemeye karar verdim kapısına vardım ve o konuşmaya tanıdık oldum .
''Tamam ya beni neden sıkıştırıp duruyorsun , görüşeceğim ama bu son bilesin , bir daha bana arkadaşlarının kızlarını görüştürüp durma , beni kızdırma hiç hoşuna gitmeyen bir iş yaparım sana . Benim gibi bir adama bunu yapıyorsun ya ,sanki çirkin bir adamım ya, anne ! Beni rahat bırak ya, işim başımdan aşkın olabilir ama , gönül işlerime karışma .Gider bir köylü kızı alırım sana gelin getiririm haberin olsun .'' deyip telefonu kapattı . Bende toparlandım kapıyı tıklattım. Kapıyı yarım açıp , işlerim bitti , çıkabilirmiyim .''  Bana şöyle baktı sonra masasından kalkıp , ayağa kalkıp bana '' içeri girermisin , dedi ve odanın bir köşesindeki kocaman dolabın yanına gidip kapağını açtı bende içeri girip ona bakmaya başladım . Kocaman bir hediye paketi çıkarıp bana döndü onun yüzünde böyle utangaç bir ifade ilk defa gördüğümü hatırlıyorum . Sanki hayatında ilk defa bir kadına hediye veriyordu . Bende şaşkındım ilk defa yabancı bir erkek bana hediye almıştı , oda bunu fark etmiş gibi
'' Ne o doğum günün değil mi bu gün , hayırlı yaşlara Hayal hanım , umarım bugünün ve hayallerin gibi ömrün güzel geçer , ne alacağımı kestiremedim ,'' bir yandan konuşuyor bir yandan da gözlerini kaçırmaya başlamıştı ,o kararlı kendinden emin adam bocalıyormuy du ne . Bana mı öyle gelmişti . Kendimi anlatmak şöyle dursun ,nasıl sakin kalabildim hala şaşırıyordum ''Banamı aldınız?'' diyebildim şaşkınlıkla . Bir yandan tebessüm ediyor bir yandan da bu merasimden kurtulmak ister gibiydi .
 Benim şaşkınlığımı görünce biraz rahatlamış gibi oldu , sonra ilk defa bana o siyah gözlerinde hiç görmediğim yumuşak bakışlarla .
'' Hayal iyi ki doğdun , ben böyle şeyleri beceremem kusura bakma .''
'' Ersin Bey çok teşekkür ederim , bende ne diyeceğimi bilemedim , sağolun .Bu günümü nereden bldiniz ki .''
Kendinden emin bir şekilde , ''Biraz sabret , az dışarı çıkabilirmiyiz ? '' dedi ve elime tutuşturduğu hediye paketiyle büronun ortasına gittik ki , o da ne tüm sevdiğim arkadaşar ve ailem burada beni kutlamaya başladı , ben nasılım ah , gözlerim dolu dolu annemle babama , hepsine sarılıp onlarla kucakladım , arkadaşlarım muzip muzip bana gülüyor onların bakışlarından bunu yapanların onlar olduğunu anlamama yetmişti . Babam da böyle şeyleri pek sevmez gençlerede karışmazdı . Ama bana dayanamazdı , benim yerim onun için çok özeldi . Babaannem öleli beni daha çok sever olmuştu . Annesine çok benzediğimi söyler bana annem kokulu derdi . Bir evlatta anne kokusu . Çok duygulanmıştım , bir saat böyle geçti hediye pasta faslı ile eve gittik . Avukat Ersin Bey aileme otelde oda bile ayırtmıştı , babamla kendi odasında sohbet etmişti biz içeride eğlenirken , babam odasından çıktığında yüzünde gördüğüm bir sevinç ifadesi beni şaşırtmıştı . Babamla konuşamadan kendimizi otelde bulduk , o gün onlarla kaldım arkadaşları eve yolladım .
Yanlız bürodan ayrılırken Ersin Beyin bana dikkatli baktığından emindim . İlk defa onun bakışından utanmıştım , neden bilmiyorum gözlerimi kaçırdım ama eminim ki yanaklarım al al olmuştu ,inşallah bunu fark etmemiştir . Şu yıldızlar kadar sıcak bir şeyler kıpırdıyordu bende ve kendime bile söylemekten çekiniyordum. Ailem geri gitmişti ve ben yine yanlızdım , arkadaşlarım uyumuş kulaklarımdan gelen müziğin ritmiyle yazıyorum işte .
 Telefonum çalmaya başladı , ışığını görmesem duymayacaktım kulaklıklardan . Arayanı görünce cep telefonu yere düşürecektim . Açtım şaşkın bir sesle ''Alo Ersin Bey''
'' Hayal '' dedi kısık bir sesle sanki ne diyeceğini bilemeyen bir sesle '' Uyandırmadım umarım , kusura bakma ben dışarıdayım , büronun anahtarını bulamadım , senden senin yedek anahtarı alabilirmiyim , yarın ki davaya erken gireceğim ofise gelmiyeceğim , onları almam lazım .'' Tabi Ersin Bey az beklermisiniz , ben müziği kapatmayı akıl edemedim boğazımda ki kulaklıktan müzik duyuluyordu . Ben üstüme o kocaman pardösümü giydim . Anahtarı zor buldum çantadan ,aşağı indim , kapıda bekliyordu , ilk defa onu spor kıyafetlerle görüyordum , yine o bakışı gördüm gözünde , özür diler bir tonda ''Rahatsız ettim kusura bakma '' dedi yavaş bir sesle Bana dikkatli bakıyordu ,sonra yüzünde tebessüm belirdi , kulaklıktan müzik sesi geliyordu . '' Gece bazen dinliyorum ,acele ettim unuttum kapatmayı dedim '' bocaladım yav ne oluyor du bana , bakmaya çekiniyordum .
''Karadenizli olduğunu anladık , bu müzikleri bana yollasana. Bende hemşeriyim ,''
'' Arada iyi geliyor stres attırıyor , anahtarları ben geri getirmeyeceğim kapının yanındaki saksının altına koysam, büroya hırsız girermi '' diye bana takıldı . Ben nerede olduğumuzu hatırlayınca ''   

ileri BÖLÜM 5

5 Aralık 2015 Cumartesi

Hayat mezunu bölüm 3



Hayat ne kadar esrarengiz ve her defasında bir şeyler olacağı zaman peşi sıra kötü olaylar oluyor . İnsanlar can sıkıntılarından olsa gerek Allahu Teğala da onlara hadlerini bildirmek için al sana rahatlık bastı , bir sıkıntı veriyor .
Benim sıkıntım ne ola ki , avukatın işinden okula okuldan eve ,evden okula derken okul bitti ve diplomayı da aldık . Her şey yolunda , avukat iyi bir patron , her ne kadar annesi geldiğinde hala bana dik dik bakması dışında .
Öğretmen olmak için gerekli bir kaç şey kaldı onu da aldık mı ve atandık mı yeni işi alana kadar burada çalışmaya devam .
Annem yine durmuyor bana koca arıyor , telefonla arıyor , kızım diyor hani şu oğlan vardı ya , demeye başlayınca işi kıvırıyorum da yanlarına gidince iş ciddiye bindiriyor . Anne dur hele şu okul  pedgojik eğitim birde kpps bitsin . Bir de atanalım sonra bakarız . Bak işi olan kızı daha iyi alırlar sen merak etme diyom . Annem her gün arıyor ,bana bir şey olacak diye içi gidiyor . Arkadaşlarım olmazsa bir dakika bile beni burada bırakmaz .
Bu gün bir şey farkettim , Avukat bey , bazen kaçamak bakışlar atıyor ve bir şey diyecek gibi ama vazgeçiyor .
Bir gün onun elimdeki yüzüğe baktığını fark ettim . annemin bana taktığı nişan yüzüğü . Millet laf etmesin , kem gözlerden sakındırsın diye .Bense annem verdiği için takıyorum . Avukatın kapısı hafif açıktı , nedense bu yüzük işini halletmem gerekti . Telefonumu aldım ve sanki arkadaşımla konuşur gibi yaptım , sesimi de az kıstım elimdeki yüzüğü büroya gelmeden saklamıştım .
Kız arkadaşımı ararmış gibi yaptım , bu arada onun odasına baktım hareket var mı , bilgisayarın tuşlarını duyuyordum . Telefonu açıpta konuşmaya başlayınca o ses durmuştu . Ben "Alo Suna , evdemisin , bir zahmet benim annemin aldığı yüzüğü lavobo da mı unuttum bakarmısın ," dedim ve bekledim . Sanki karşımdaki onaylayınca sevinçle "Teşekkür ederim sağol , odama koyarsan sevinirim , gelirken eve ne getireyim dedim ve telefonu kapadım . Tuş sesleri başlamış , ben telefonu kapatınca .
Neden gerek duydum bu saçmalığa diye düşünürken , Kapıda valide sultan belirdi . Bu kadının her gelişinde ben ofisten çıkıyordum ama bu sefer , kahveleri söyleyip işe devam ettim . Arada şen bir gülüşle orada olduğunu fark ettim . Bu gün öyle şeyler oldu ki ,Kadın odadan çıkarken Avukat ona biraz kızarak " anne beni bilirsin böyle işlere vereceğim cevabı , sakın bana emrivaki yapma , hayatıma özelliklede seçeceğim eşi ben bulacağım , kim girerse araya , aramız bozulur ona göre deyip , annesini dışarı arabasına kadar götürdü . O topukların başına iş açacağını anladığından beri onu arabasına kadar götürür oldu .  Büroda avukattan namaz vakitlerinde izin almıştım , bana küçük bir odada namaz kılmam için izin verdi . "Tabi öyle şey mi olur . Ne kadar güzel bende keşke şu nefsimi dizginleyip namaz kılabilseydim ." deyip beni takdir bile etti .
Geri geldiğinde gayet ciddi düşünür halde geldi . Bende "hayırdır " dedim . O da bana dönüp , gülümsedi , "hayırır inşallah " deyip geçip odasına gitti .
Benim yanımda çalışan başka çalışan daha var bu arada onu belirtmem gerek , çünkü baş ağrısı çektiğimden beri nedenini bu gün fark ettim . Kız aşırı konuşkan , hele işi olmadığı zaman bir çene açılıyor ki . Allah tan bu gün avukat , kızı uyardı da bende rahat ettim .
Yarın büyük bir dava var ve onun için bir haftadır delil topluyoruz , gerçi ben yaıp dosyalamaktan bu işlerden anladığım söylenemez . Yakında bir stajyer de gelecek . Odamız da üç kişi olacağız . İşler hafifleyecek biraz .
Arkadaşlarım dan Suna bu gün bana takıldı , neden avukattan çok bahsediyorsun diye , bir şeyler mi hissediyorsun , dedi . "Bilmiyorum , ne hissettiğimdem , olsa ki onun dünyası ile benim dünyam çok farklı ." dedim o da "hiç belli olmaz "dedi gülerek odasına yatmaya gitti .
Bu günden sonra bende yoğun çalışma içindeyim , öğretmen olmak için sınava girmem gerek . Neyse yarın önemli bir gün , benim doğum günüm .

BÖLÜM 4


11 Ekim 2015 Pazar

Hayalin cıkmazı bölüm 2



Kitapları karıştırmaya bugünlerde başladım , hem çalışıyorum hem de okuyorum . Kendime pek fırsat ayıramıyorum . Aileme gerçekleri anlattım , biraz kırıldılar ama iş bulup tekrar okuyacağımı duyunca , kırgınlıklarını uzatmadılar . 
Arkadaşım derin uykuda yine , bense masamı pencerenin yanına çektim  , yarın ki sınava hazırlanıyorum güya , ama yıldızlar o kadar güzel ki ! , kendimi toparlamam zaman aldı , zaten şöyle bakacaktım , ama aslında aklım başka yerde .
Düşündükçe yanaklarım hala kızarıyor , of off , ne kadar saçma galiba ben , söylemeye ve yazmaya bile çekiniyorum .....
İki gündür büroda ses seda yok , avukat abi , abi diyorum , o da bana kızıyor , neyse , annesi  geldi büraya , beni görünce annesinin bir kaşı yukarı kalktı , "oğlum işe sekreter aldığını söylemedin " diye söylenirken avukatın odasına girdiler . Kapı kapandı , telefon çalınca baktım "Bize üç tane orta şekerli kahve söylermisin . " dedi ve kapattı , kapattığını sandı ....
"Yavrum sen delirdin mi nereden buldun bunu , sokaktamı " kızgın bir sesle oğluna hışımla söylendi .Avukat ise "Anne hayatımı kurtardı bu kızcaz , işini de iyi yapıyor." "Önemli olan da bu !"
Annesi hala hızını alamadı , eğer bu kızı burdan kovmazsan senin yerine ben yapacağım. " 
"Anne neyi var kızın neyini beğenmedin , başını mı ,?"
"Bizim çevre böyle şeyleri kaldırmaz oğlum seni tutmazlar"
"Anne benim karım değil sadece bir çalışan , işini güzel yapıyor , müşteriler memnun . Sırf onun yüzünden geri gelen müşteriler var ."
"Beni ilgilendirmez ,... ben telefonu kapattım , kahveleri söyledim , dışarı da az bir işim vardı , bir not yazdım , avukata ve çıktım , aslında başkası olsa kapıyı tekmeyle kırardım , ama söz dinleediğim için yapamadım .
İşim kısa sürdü büronun otoparkından dönerken , Avukatın annesi beni görmedi yan yan yürüyordu ve mazgallara topuklusu takılacağını hiç düşünmeden yürüyordu , o ne topuk Ya Rabbi! 
Kadın anında zınk diye durdu , bende , bana doğru düşmeye başladı , yere düşerse , bir tarafı gidecek kesin , elimdekileri atıp kadını kucakladım beraber yere düştük , ayağı hafif yamuldu ayakkabı ayağından çıkmış kendiside benim kucağıma , Beyaz atlı prens edasıyla kadını yerinden kaldırdım , korku ile birazda canı yanmış bana baktı , sanki ben düşürmüşüm gibi baktı .
Kadın hiç bir şey olmamış gibi kalktı ayakkabısını giydi ve gitti.
Tövbe tövbe keşke tutmasaydım da ambulansla yolculuk edeydi de aklı başına gelirdi .

Avukata bir şey demedim , evrakları imzalaması için odasını tıklattım , imzaladı , daha sonra garip bir şekilde bana baktı , bende içimden aha kovacak beni , diye geçirdim .
"Başk bir isteğiniz var mı?" "İşlerim bitti , okul gideceğim sınavım var da?" ilk defa böyle mazeret der gibi söylemiştim . Halbuki saatim gelmiş çıkacam zaten .
"Tabi ki , başka bir şey varmı ?" " yok " dedim dönüp giderken de "Annemin kusuruna bakma ! o teşekkür etmesini bilmez helede , baş örtülü birisine ." "Sayende bacağının kırılmasına engel oldun , ben kameradan gördüm , sağolasın ." dedi bende "Avukat bey , önemli değil , alışığım , oda alışır bana inşallah" dedim ve çıktım
Beni kovmamıştı ama kovmayacağının anlamına gelmez , hele yarın ola da bakalım . Sabah sınavım var , öğlen gideceğim işe 
, yorgunum uyumam lazım .
Gece ve mehtap sordular seni neredesin , neredeeeee , iyi ki aşık felan değilim he , sonra yine yazarım , mehtaplı gecedeeeee ...
BÖLÜM 3

Hayal mi senin adın bölüm 1





         
 Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlarken aklımda olmayan şeylerin , peşim sıra gelmeye başlaması an meselesiydi .
Otobüs beklemekten usanmış , yürümeye başlamıştım . Yarım saat yürümeye karar vermiş , önünden geçtiğim lokantadan bir dürüm almış ,yanına ayran aldım , bütün gün uyuklayacaktım . Kendi kendime çay alsaydım diye kızıyordum.
İleri yollardan park sapağına girmiş , iş yerime yakın yürümeye devam ettim . Patron kovarsa kovsun diyordum . İş mi yok , kendi kendime güldüm , ee karnımı doyurmuş , keyfim yavaş yavaş yerine gelmişti . İş yerine girerken patronumla burun buruna geldim elinde bir dosya , "Neredesin kızım , al bu dosyayı , taksiyle bu adrese götür , gelirken de A.R avukatın yanına git , o da sana bir dosya verecek , bunlar delil , dikkatli ol , dünkü adam peşine düşmesin " dedi ve gerisin geri odasına gitti . Şimdi düşünüyorum da acaba tehlikenin boyutunu biliyordu da beni , nasıl yollamıştı . 
İşi bırakmam gerekirdi o sabah ama işte yaşanacaktı ve yaşanmıştı .
Güzel bir kızdım bunun farkındaydım , üniversite harcını kazanmak için okulu dondurmuş , bir sene sırf para biriktirmeye uğraşıyordum . Ailemin durumu iyi değildi , onlar benim okulda olduğumu sanıyor , ama gereken parayı denkleştiremiyordum . Babamın borçları o kadar çoktu ki , bana bile yolladığı parayı nereden bulduğunu şaşırıyorduum .
Annem arada telefon açıyor , merak etme bizi diyordu . Para istememem onu şaşırtmıştı , bir iki aydır , endişelenmeye başlamıştı.. Offf her işim niye zorlaşıyor ki , arkadaşıma baktım çek yatta mışıl mışıl uyuyor , üç kafadarız bu evde , ben edebiyat okuyorum , onlarda . Ne saçma düşünüyorum gene , yoruldum ,bu gün bitmişti ya , yarın daha kolay olurdu . Avukata dosyayı götürmüştüm ama , dosyayı verirken kafamın üstünden vıvvv diye bir ses geçmiş korkudan kendimi yere atmıştım . Avukatta aynı yerde iki seksen uzanmıştı , ölmüşmüydü , baktım adam da aynı benim düşündüğümü yapıyormuş , oda bana bakıyordu , belinden beylik tabancasını çıkarmış , kendini kapının yanına atmıştı . Bende duvara yaklaştım . Kapıya bir adam belirmiş elindeki tabancayı bana doğrultmuştu ama onun görmediği avukatında ona tabancayla hedef aldığı . Gözlerimi yummuş öleceğim sanmıştım , bu arada ne cesaretse , elimdeki çantayı adamın eline savurdum . Adam bunu beklemiyordu elinden düşürmüştü silahını . Çantamı vurdukça vuruyordum , avukatta silahın kabzasıyla adama kafadan indirdi .
Adam iki seksen yerde yatıyordu . "Başkası var mı diye sordum korkuyla " avukat bu cümlemi olumlu buldu kapının kenarından bakmış bu arada 155 arayıp polisi çağırmıştı . 
Adama tekme atacaktım , avukat anlamış , beni adamın yanından uzaklaştırmıştı .
" Sen ne yaman çıktın , Ferhat'a söyleyeyim de seni bizim büroya alalım ".
Ben dururmuyum " Ben geçiçi çalışanım , sekreterlik yapıyorum , abi " dedim avukat şaşırdı . Abi demem onu şaşırtmıştı . Utandım ne yalan söyleyeyim , beylik laf edemiyorum ki . Bey efendi , hanım efendi , laf laf işte . Yeni işe de başladım , maaşım da iyi , bana okula başlasam da yarım gün çalışmam içinde ayarlama yapacağını söylemişti . 
Yarın uzun sürecek , erken kalkmam lazım , hala gülüyorum , adımı sorunca , yüz ifadesini anlatmak mümkün olsa keşke .."Ne   Hayal mi senin adın !, Babanla annen çok mu düşünmüş adını , Hayal kurmuyorsun dur umarım işler esnasında ."
"Abi babam da avukattı , insanın hayalsiz yaşayamayacağını söyler hep"
"Şu abi lafını ulu orta söyleme emi , Ersin bey desen kafi!"
Gece uykum kaçtı , bari yazayım dedim , yarın olsa ya . Neyse yarında olur , biir sürü iş sıraladı bana . Erken gitmem lazım .......
BÖLÜM 2

Roman

Hayal mi senin adın bölüm 1

           Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlark...