fındık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fındık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2018 Cuma

Fındık tüccarı -9-

Her şey hazırlanmış tüm işler bitmiş ev halkı toplanmış damat tarafını beklemeye başladık . Babam televizyonu açmış haber izlerken birden sesli kızdığını gördüm . Salona yaklaştım televizyona bende baktım . Yine bir terör olayı , neresi ki derken başım dan aşağı sanki kaynar su döküldü . Ersinin ailesinin Iraktan kara yolu ile gelen akrabalarını teröristler ele geçirmiş , ne varsa taramış akrabaların bir kısmı öldürmüş bir kısmını da esir aldılar . Haberde ise ünlü prensin akrabaları terör olayına kurban gitti diye ilk flaş haber olarak veriyordu .
  Elim gayri ihtiyarı telefona gitti , telefon açıldı Ersin de gelemeyeceklerini babası ile bu işe bakacaklarını söyledi ve sesi o kadar soluk çıkmıştı ki  , bana bir süreliğine Dubai'ye gideceğini akrabalarını kurtarmanın çaresine bakacağını söyledi . Bana babamla görüşmek istediğini söyledi . Babamla konuşurken babam renkten renge girdiğini gördüm ama ben üzülmeyim diye zoraki tebessüm etti .
     Ersin gideli üç gün oldu . Haberler hiç iç açmıyordu . kaçırılan akrabalarını bulmak için ABD askerleri de karışmış nedeni ise babasının Amerika'da çok ünlü ve iş sektöründe iyi tanınması idi .
Müstakbel kayın validem aynı memleketli idi ve o da burada idi , Dubayi gitmedi . Bizi akşam yemeğine çağırdı ailece .

Evine gittiğimizde ilk defa nereye gelin gideceğimin idrağine vardım . Evi muhteşemdi , kocaman arazinin başına yapılmış , üç katlı çatılı karadenizin mimarisi ile donanmış her yer yemyeşil ve bakımlı çim bahçesi vardı . Eve giriş yerinde parke döşenmiş , yolun kıyılarına selviler ekilmiş direk eve gitmenizi sağlıyordu . Etrafta çalışanlar vardı . Korumalar her yerde etrafı gözetliyordu . Müstakbel kayın valide kapıda bizi karşılarken ilk kez dikkatimi çeken başındaki yöresel şal ve bol kesimli elbisesi oldu . Nerede ise sesli gülecektim ayağında İLK kez topuklu görememiştim . Basit sandaletleri ile gülerek bizi karşıladı . Eve girerken bir daha anladım ki bu eve her gelişimde tüylerimin diken diken olacağı . Her insan böyle zengin bir hayatı isterdi herhalde   . O geceyi muhteşem kılan müstakbel kayın validem oldu .Yüzünde hiç bir makyaj emaresi yoktu , devamlı bizi rahat ettirmek için uğraştı tam gidecektik ki bizi yatıya kalmamızı sağladı . Benim odam muhteşemdi , Ersinin odasın yanı başında .Her şey düşünülmüş gece kıyafetlerimizden diş fırçasına kadar tüm özel eşyalar vardı . Ben gece uyandım birden sanki çok kötü bir şey olmuş gibi yerimi yadırgadım diye düşündüm . Üstüme sabahlığımı giydim koridora  çıktım . İlerlerken bir ses duydum , ilerledim ve açık kapıları olan bir salon gördüm . Müstakbel kayın validem biri ile konuşuyor du . Telefonda konuşuyordu . Ne yapacağımı şaşırdım , acaba bir haber mi vardı . Merakla kenara çekildim kayın validem kısık sesle .
''Hasan unuttun mu benimle nasıl karşılaştığını , sen jiple yayladan aşağı gelirken tekerin patlamıştı da . Ben sana yardım etmiştim . O gün bende yeni yaşıma on sekizime girmiştim . Kırmızı saçlı kız demiştin bana . Ateş saçlı hatta , babamdan fındık almak için gelmiştin . Ben de sana köyde ki kız gibi davranmıştım . Yöresel kıyafetlerimle bana baka kalmıştın . Hele benim gözlerimi görünce nasılda haykırarak '' bunlar derya deniz bir okyanus kadar derinler demiştin . Fındık işin bitmiş bizim köyden bir ev almıştın . Babam komşu olmuş ama sen beni köyden zannettiğin için , her seferinde köye sabahın köründe gelmiştin . Beni göremediğin zaman evinin bahçesinde odun kırıyordun , ben de seni izliyordum bizim evden . Bir gün yakaladın beni bakarken , el salladın bana ve o gün baya bir odun kırdığını hatırlıyorum . Benim kim olduğumu anladığında babamdan istemiş babamda evet demişti. Sen ailene beni söylediğinde   onlar karşı gelmişti . Sende onlara , imam nikahını kıydırmıştın , babam ve laf söz olmasın diyede bu evi almıştı . Her şey güzeldi , taaki sen acilen oraya gidipte bir daha geri gelmeyene kadar . Ben hamile kalmış her gün seni beklerken , bir telefon geldi , sen bir daha bura gelmiyeceksin diye . Sonra bütün haberlerde evlendiğin çıktı . Babam kalp kirizi geçirip öldü . Bende oğlumu doğurmak ve dedikodulardan uzak İstanbula yerleştim . Orada babamın işlerini yönettim , magazalar açtım . Oğlum hukuk okudu , yakışıklıydı , kızlar pervaneydi . Benimle evlenmek isteyen çok oldu ama bir daha evlenmek istemedim . Sense o şaşalı hayatında yaşarken bir haber bile vermedin . Müstakbel kayın validem ağlıyordu sesi titredi sustu . Karşıdan büyük ihtimalle Ersinin babası ile konuşuyorlardı . Kadıncağız bir iki laf edecekti , sustu tamam dedi . Telefonu kapattı ve odadan çıkıp uzun koridordan ilerleyip kayboldu . Şaşkın bir şekilde odama gittim . Bende öylemi olacaktım , sanmıyorum ama bu olabilirmiydi . Nasıl bir güç kayın pederi sevdiği kadından uzaklaştırmıştı . Makam mevki , para yüzünden mi.
 Ertesi gün  müstakbel kayın validem beni alıp güzel bir dere kenarına götürdü . O eskiden giyim kuşam sahibi kadın gitti yerine , yöresel bol kesimli spor babet giyen bir kadın geldi .
  Bana baktı '' seni ilk gördüğümde hatırlıyormusun , nasıl davrandığımı .'' evet anlamında başımı sallayınca .
 '' Ben seni aslında çok beğenmiştim ama çok şaşırmıştım , oğlumu'da bildiğim için seni kovmasını istedim . Onun peşinde bir çok kadın dolanır onlara yüz vermezdi .Sana bir gün bakışını gördüm anladım ki seninle ilgileniyor . Aslında çok sevindim ben kökenine inanan bir insanım , avrupai hayat tarzını hiç tavsip etmeme rağmen şehirde insanlara karşı dik durmak kendimi kanıtlamak için çok çalıştım . İşlerimi yönetmesi için oğlumu iyi yetiştirmek istedim . Ama hayat işte istediklerimiz değil bize sunulanla yaşıyoruz bazen . Beş sene Ersin seni aradı , babasına karşı geldi , birde o kazalar olmasa idi yinede seni bulacaktı . O da bana benziyor , '' hafifçe kızardı , gülerek '' sevdiğimizi kolayına silemiyoruz . Her koşulda bekleyebiliyoruz , ya sen ! Hazırmısın bu hayata!
 '' Ben öğretmenim biliyorsunuz , ben de öyle çok şey isteyen biri değilim . Oğlunuzla da öyle çok görüşmedik , ilk tanışmamız bir kurşunun altın da oldu . O kurşun ardından işe alındım , öğrenci olduğum içinde kendi harçlığımı kazanmak için işi de kabul ettim . Normal şartlarda ikimizde farklı yaşadık . Pekte bir şans vermedim , onun benimle ilgilendiğini öğrendiğimde de sadece bir kelime etti bekle . Ben başkada ondan bir söz duyamadım , üstelik siz onu evlendirmek istiyordunuz o sıra .''
'' Ha ha o mu , onu sıkıştırmak için yaptığım şeydi , babasının yanında kaçarken o kaza olmasaydı alıp gelecektim . Lakin babası ile olan mazim beni durdurdu . Üstelik hak ettiği bir mirasıda vardı , oradaki ailesini de silmesini istemedim . Eşim aslında benimle resmen evlenebilmek için onuda koz kullandı ve bana geçmişte eğer benimle evlenseydi babası benim başıma herhangi bir kazanın geleceğini söyledi .Babası kuralcı bir adamdı açıkçası köylü kızını da gelin istemediğini söyledi .
O da bu zamana kadar babam yoktu , hiç olmasın dedi . Çok kızdı zaten geçmişi pek bilmiyordu bende açıkçası , prens olduğunu bilmiyordum , Dubai de çok sevdiğim hala kızı çağırdı bizi düğünü vardı . Orada babası ile karşılaştım yanımda genç bir adamla beni öyle görünce çok kıskanmış , yedirememiş .Benimle konuşabilmek için komplo bile kurdu bizi kaçırdı . Oğlumu bir odaya kapattı onun kendi oğlu olduğunu bilmiyordu .Benimle sonuna kadar konuştu ,karısı ölmüş ve babasının bize çıkardığı engeli anlattı . Beni unutamadığını düğünde gördüğü anda da , kaçırmaya karar vermiş . Kaçırırken Ersin yanımdaydı onu bayıltmışlar . Ben de onun oğlum  olduğunu söyleyince şaşırdı , sen evlimisin . Özür dilemeye başladı , şaşkındı , utanmıştı . Ona hayır resmen hiç evlenmediğim genç bir adamın oğlu o dedim . Bir anda bağırdı
''Ne diyorsun ?'' Benim mi ?
Ona öylece baktım Ece , nasıl davranacağımı ne yapacağımı şaşırmış başımı sallamakla yetindim . Bana ilk kez sarılıp sevinçten haykırdığında , her şey silinip gitti sanki o genç kızlığıma geri dönmüş hiç gitmemiş gibiydi . Biz konuşurken Ersin de benim hayatımdan endişe ettiği için yüksek yerde olan kapatıldığı odada pencereden kaçarken düştü . Bacağı kolu kırıldı , kalça kısmı zedelendi . Onun yanına giderken babası sanki rüzgar gibi gitti . Onu öyle cansız görünce ben bayıldım , ikimizde baygın görünce babası bizi hastahaneye götürdü . Ben kendime gelince onun iyi olduğunu alçıya alınan kol bacağı var dediler . Babası ona her şeyi anlatıp bir süre burada kalacağını söyledi . O iste geri gitmek istediğini bize karışmayacağını söyledi , ama babası iyi olmadan onu salmayacağını söyledi . Seni söyledi buna izin veremem dedi  babası , bize bir laz yeter dedi .

 Ona çok kızdı , babasına eğer  Türkiye'ye götürmezse onu unutmasını söyledi . Ben Ersinin bürosunu emanet ettiğim avukat kapatmış . Sende ayrıldın gittin . Hayal gelini bulamadım . Adının eksik belirtilmesi yüzünden seni bulamadık . Aslında kaldığın binada ki arkadaşında oradan ayrıldığını memlekete döndüğünü söyledi .
 Seni bulmak için Ersin çok istemesine rağmen sağlık sorunları yüzünden erken gelemedi sonrada bulamadı . Buralara geldi üvey kardeşi ile senin izini buldu , dedektif tuttu , o kadar uğraş sen çık kendin bul adamı , hemde kurtar . Kader diyorum ben buna . Şimdi de bu olay üzmesin seni , geleceğinden emin ol . Babası yarın akşam geleceklerini , kimsenin de gelmesini istemedi , rehineler kurtarıldı . Bayağı bir fidye parası ödediler . Ersinin hiç bir suçu yok , anladın mı , Hayal Hanım ! ona iyi bakmanı istiyorum . Mutlu olmanızı istiyorum , düğünde erken yapalım ne dersin . Ben düşündüm ki burada yapalım düğünü . Olur mu kendi memleketimizde bir kır düğünü . '' Ona bakarken onun düğün yapamadığı aklıma geldi ve birden . '' Bir şartla '' dedim sustum benim muzipçe güldüğümü görünce '' Hayırdır gelin hanım ''  dedi kaşını kaldırarak .
O akşam O şartı söylemedim , ona süpriz yapacaktım , oda meraklandı ama söylemeyeceğimi anlayınca . Zorlamadı , ertesi gün Ersinle ailesi geldiler . Babamdan resmen istendim , kayın peder beni görünce , az kalsın yerinden düşecekti . Meğer adam oğlunun karısı bize uymaz diye üzülürmüş .
Başı kapalı uzun elbisemle , çok sade halimle görünce . Yüzü aydınlanmış , tamam demiş
Gelin bize gelince zorluk çekmeyecek . Kendisi evlendiği karısı açıkmış ve yaşadıkları ortama uygun giyinmek istemediği için onu bir çok yere götürememiş . Onu da zorlamak istemediği için , hep yabancı ülkelere götürüp durmuş . Bir günde trafik kazasında ölmüş .  Daha sonra evlenmemeye karar vermiş , eski gönül yarası depreşmiş , ama ona yaptığından dolayıda kendini hiç affetmemiş .
Ta ki onu düğün yerinde görene kadar . Tüm düşündüğü ona tekrar sahip olmaktı ama yanındaki genç adam onu şaşırtmış . Hiç yanından ayrılmayan adamla kaçırana kadar gerçekleri bilmiyordu .
Ben fırsatını bulunca kayın pedere gizlice konuşmaya başladım , o da şaşkın ama gözleri dolu dolu benim fikrimi kabul etmek zorunda kaldı . Evet muhteşem bir düğün olacaktı .
 Ersinle yanlız kalamadık bir türlü , her seferinde yanımız da biri vardı . Gözleri bana kaçamak bakıyordu , bir an önce konuşmak için her ne yaptıysa olmadı . Ben bir ara telefonu gösterek mesaj attım .'' Hayırdır bir sıkıntı mı var '' diye . Halbuki sıkıntısını gayet iyi biliyordum.

Roman

Hayal mi senin adın bölüm 1

           Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlark...