ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2020 Çarşamba

Yanlız Adam

 Çocukluğumdan beri çok çalıştım , anne parası bile almadım sayılır .. Kendimi yetiştirmek için kendi ayaklarımın üstünde durmaya çalıştım . Çocukken parkta oynarken babasızlığın ilk tokadını yediğimde daha beş yaşındaydım . Kadının biri bana piç dediğinde ona gülümsemiş anneme sorunca kadını yerden yere vuracakken benim onun elinden  tuttuğum için , beni ileri götürüp yeniden kadının yanına gittiğinde kadının oradan koşarak bebeği ile gittiğini gördüm . Annem yanıma gelip o kadının kötü biri olduğunu söyledi . 
_Anne piç nedir ? dedim masumca..Annem bembeyaz kesilmiş yere eğilip bana söyleyeceği cümleyi kafasında planladı . Bana gülümseyerek , yüzümü kendi gözlerine çevirdi .
_o kelime kötü bir şey , onu duyarsan onu duyduğun kişi ile konuşma bana gel tamam mı .!
Ben onu bir şekilde öğrendim ,  babamın öldüğünü bilmiyorlar mıydı ! Annemle evlenince memleketine gitmiş , orada ölmüştü . Annem beni yalnız bir şekilde büyütebilmek için hem çalıştı hemde bana babalık yaptı . Evlenmesi için çok baskıya uğradı ama o babamı unutamadığı için evlenmedi . Dedem ölünce mirası ona kaldı ve çok daha başarılı işler yapar oldu . Tabi annem zengin olduğu için erkek avcılar etrafında pır dönüyordu . Annem beni özel okula verecekti istemedim , normal okullarda derslerimi birincilikle bitirdim . Üniversite için annemden ayrıldım . Yakışıklıydım genç kızlar etrafımda idi ama annem bunu engelini de almıştı .  Beni çok sevdiği hocasına vermişti , her akşam ondan ders alırdım . Bir ara hafızlık yapıyordum , havale geçirdiğim bir zamana denk geldi . Zor iyileştim , annem modern görünse de bana tam dini bir hayat bahşetti . Hocam beni lise sona kadar eğitti . Arapçam gelişsin diyede tanıdığı arap ailelerin çocukları ile bana ders verirdi . Beni tasafuvvufta gelişmem için de bir çok kitap okutmuştu . Annem ingilizce dersi de aldırdı . Sanki beni bir şeye hazırlar gibiydi . Düşünüyorum da baba tarafı ile karşılaştığımda ezilmeyim diye yetiştirmişti . Hukuk fakültesinde zorlanmadım , hafızlık bana bir çok kolaylık sağlamıştı . Annem sayesinde tabi erken işe atıldım ne zaman ki beni evlendirmeye kalktı o zaman kendi büromu açtım . Onun işlerini de yürütüyordum , Taki beni bir kurşundan kurtaran kızla karşılaşana kadar . Bana abi diyordu , onu işe aldım . Çok başarılıydı , ailesine yük olmamak için çalışıyordu . Okuluna yeniden başlamış bana artık Esin bey demeye başladı . O da bizim oralardan dı . Annem onu hedef almıştı işten atmam için baskı yaptı ama onu kurtardığında anladım ki . Bu kız kendini birileri için feda etmeyi seviyordu .
Gözlerine ilk kez yere düşerken görmüştüm ve onları aklımdan çıkartamaz olmuştum . Elindeki yüzük beni düşündürüyordu , evli değildi ama nişanlı sözlümüydü . Onuda öğrendim gidip ona bir yüzük aldım , yanımda taşımaya başladım . Onunda bana kaçamak baktığını fark ettim , yüzü kızarıyordu , hislerimi anlatacakken sadece beni beklemesini istedim . Annem geçmişimle beni tanıştıracaktı .Giderken dosyadan fotoğrafını alıp gitmiştim . Başıma gelmeyen kalmadı , babamı beni kaçırdığında tanıdım . Tabi oda , annemi benimle yan yana görünce kıskançlıktan ne yapacağını şaşırmış bizi sarayına kaçırtmıştı . Annem olmazsa idi belkide ölmüştüm . Aslında askerliği komando olarak yaptığım için yüksek yerlerden kaçmam kolay olurdu . Kader bağladığım çarşaf çok narin olduğu için yırtılınca kendimi yerde bulmam zor olmadı . Hastahanede kendime gelince annem her şeyi anlattı . Babamdan kaçmışım meğer , babam olduğu olaylar için defalarca özür dilese de benim aklımda o yeşil çimen gözlü vardı . Annem büromu kapattırmış benim tedavime başlamıştı . Düştüğümde sağ bacağım bir çok yerden kırıldı . ameliyatlar derken babamın ailesi ile tanışmam annemin babamla evliliği beş yıl olmuştu .Ben memlekete dönmeye her kalktığımda babam bir engel koymuştu .Telefonu kapanmıştı ailesini aradığımda da onların da . Son çare onların memleketi yani annemin yurduna gitmek için üvey kız kardeşimle Türkiye ye Trabzona geldik . Ben onları nufüstan aratmaya başladım . Gezmeye ormana çıkmıştık ki bir ayıya rastladık ondan kaçarken yer kayması ile kendimi yarın dibinde buldum . Yine aynı bacak gitti . Kardeşim yardım için yola çıkmıştı bir kamyonet jip durdurmuş kadınmış yanıma geldi ayağıma bakarken ben baygınlık geçirdiğimi sanıyordum ''O Hayalim bu '' bana bakmadığı için sesimi çıkaramadım şoktan . Oda bana bakınca şoka girdi . Ama sanki başka biri gibi davranıyordu kadınlar ona Ece diyordu . Ben acıdan hayal mi görüyordum . Beni hastahaneye götürünce onun olduğunu anladık . Ben sanki bacağımı unutmuş sevinçten dört köşe İdim . 
Bulmuştum kavuşmuştum dünyanın en şanslı erkeği idim . Onun duyguları da karşılıklıydı , giderken  sadece bekle demiştim başkası olsa çoktan evlenirdi .    O beni seviyormuş ailesi baskı yapmış ama evlenmemişti . Bide öğretmen olmuştu , yaza memlekete gelmişti . Beni oradan kurtaran da o olmuştu . Sonunda düğünümüz olacaktı ona daha önce aldığım mücevherleri takmak benimle olması için düğünü erkene aldım . ayağım tam iyi olamasa da her şey yolundaydı . Bir gece bir mesaj attı öldüm öldüm dirildim . Babamın belli ki düşmanları kiralık asker tutmuş onları gece yakacaklardı . O fark etti de tüm ailesi ile adamları darmaduman ettiler . Onu sağ gördüğüm de yine şükrettim , eli silah tutan laz kadınım olacaktı . Yüzü gözlerimden gitmiyordu . Kına için giderken o baraj borularından biri patladığında onun arabasına denk gelmiş araba onu savurduğunda barajın ağzına atmış topraklarla beraber kaybolmuştu . Tüm insanlar oraya gelmiş ti ki barajın borusu basınçtan tekrar patladı orası sel suyu ile yukarıya fırlayan kaya toprak ve su ile tamamen yıkılmış afet yerine dönmüş . O su durana kadar saatler geçmiş ve ben orada dizlerimin üstünde baka kalmıştım . Kadınlar ağlarken erkekler  bir şey yapamadıkları için kirize girmişlerdi . Ben onun öldüğüne inanamıyordum , hayır ya nasıl bir şaka bu . Daha dün avucuma buse koyan çimen gözlüm hayal gözlüm buraya mı gömülmüştü .
Onu bulana kadar buna inanamazdım ayağa  kalktım , smokinimi ve kravıtımı çıkardım ,  ayakkabılarımı da , yardan aşağı inecekken birileri tuttu beni . Daha durulmamıştı barajın suyu .
Ya yardım istiyorsa , ya yaralıysa , bulmam lazım onu . Onu kaybedemezdim dayanamazdım buna . Yavaşça dudaklarımdan lahevle vela kuvvete dediğimi hatırlıyorum besmele ile onları yere yıktım yardan aşağı hızla iniyordum . Bir yandan bağırıyordum .Bir anada oradaki erkeklerde aynını yaptı . DERENİN YAMAÇLARINA BAKMAYA BAŞLADILAR.

Roman

Hayal mi senin adın bölüm 1

           Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlark...