Bu gün doğum günümdü , sanki kimse hatırlamaz gibiydi , normalde ben böyle şeyleri önemsemezdim arkadaşlarım sağ olsunlar , son yıllarda beni hep unutmadılar . Bu gün erkenden büroya gitmiş işlerimi çabucak bitirmeye çalıştım ki arkadaşlarıma vakit ayırabileyim . Ortada garip bir şeyler döndüğü belliydi , büro olduğundan sessizdi .
Avukat ortalarda pek gözükmedi bu gün , telefonlar konuştu durdu . Ben bu güne özel kendime daha iyi bir kıyafet giymiştim . Gözlerimin yeşilini çıkarsın diye yeşil renkli baş örtüsü ile ona uyan kıyafetler giymiştim , bu gün topuklu bile giyindim ama öyle çok yüksek değil benim topuklarım.
Off bu gün ne bekliyorum sanki , kendimi bu gün patlayacak gibi hissediyorum , annem arayınca
o sıkıntı biranda gitti . Sesi ağlamaklı ama beni ne kadar sevdiğini her kelimesiyle anlatıyordu . İyiki doğurdum kızım diyerek beni çok mutlu etmişti . Annemin ilk göz ağrısı ve uzun zaman çocuğu olmadığı için benim yerim onun için farklıydı . Çok sevildim ailem beni yere göğe sığdıramadı . Diğer kardeşlerim dünyaya gelince o şımartmalar azalınca beni az sevdiklerini sanmıştım sonra aklım kesmeye başlayınca bunun saçma olduğunu anlamıştım . Neyse büroda işlerim bitirince avukatın odasına gidip izin istemeye karar verdim kapısına vardım ve o konuşmaya tanıdık oldum .
''Tamam ya beni neden sıkıştırıp duruyorsun , görüşeceğim ama bu son bilesin , bir daha bana arkadaşlarının kızlarını görüştürüp durma , beni kızdırma hiç hoşuna gitmeyen bir iş yaparım sana . Benim gibi bir adama bunu yapıyorsun ya ,sanki çirkin bir adamım ya, anne ! Beni rahat bırak ya, işim başımdan aşkın olabilir ama , gönül işlerime karışma .Gider bir köylü kızı alırım sana gelin getiririm haberin olsun .'' deyip telefonu kapattı . Bende toparlandım kapıyı tıklattım. Kapıyı yarım açıp , işlerim bitti , çıkabilirmiyim .'' Bana şöyle baktı sonra masasından kalkıp , ayağa kalkıp bana '' içeri girermisin , dedi ve odanın bir köşesindeki kocaman dolabın yanına gidip kapağını açtı bende içeri girip ona bakmaya başladım . Kocaman bir hediye paketi çıkarıp bana döndü onun yüzünde böyle utangaç bir ifade ilk defa gördüğümü hatırlıyorum . Sanki hayatında ilk defa bir kadına hediye veriyordu . Bende şaşkındım ilk defa yabancı bir erkek bana hediye almıştı , oda bunu fark etmiş gibi
'' Ne o doğum günün değil mi bu gün , hayırlı yaşlara Hayal hanım , umarım bugünün ve hayallerin gibi ömrün güzel geçer , ne alacağımı kestiremedim ,'' bir yandan konuşuyor bir yandan da gözlerini kaçırmaya başlamıştı ,o kararlı kendinden emin adam bocalıyormuy du ne . Bana mı öyle gelmişti . Kendimi anlatmak şöyle dursun ,nasıl sakin kalabildim hala şaşırıyordum ''Banamı aldınız?'' diyebildim şaşkınlıkla . Bir yandan tebessüm ediyor bir yandan da bu merasimden kurtulmak ister gibiydi .
Benim şaşkınlığımı görünce biraz rahatlamış gibi oldu , sonra ilk defa bana o siyah gözlerinde hiç görmediğim yumuşak bakışlarla .
'' Hayal iyi ki doğdun , ben böyle şeyleri beceremem kusura bakma .''
'' Ersin Bey çok teşekkür ederim , bende ne diyeceğimi bilemedim , sağolun .Bu günümü nereden bldiniz ki .''
Kendinden emin bir şekilde , ''Biraz sabret , az dışarı çıkabilirmiyiz ? '' dedi ve elime tutuşturduğu hediye paketiyle büronun ortasına gittik ki , o da ne tüm sevdiğim arkadaşar ve ailem burada beni kutlamaya başladı , ben nasılım ah , gözlerim dolu dolu annemle babama , hepsine sarılıp onlarla kucakladım , arkadaşlarım muzip muzip bana gülüyor onların bakışlarından bunu yapanların onlar olduğunu anlamama yetmişti . Babam da böyle şeyleri pek sevmez gençlerede karışmazdı . Ama bana dayanamazdı , benim yerim onun için çok özeldi . Babaannem öleli beni daha çok sever olmuştu . Annesine çok benzediğimi söyler bana annem kokulu derdi . Bir evlatta anne kokusu . Çok duygulanmıştım , bir saat böyle geçti hediye pasta faslı ile eve gittik . Avukat Ersin Bey aileme otelde oda bile ayırtmıştı , babamla kendi odasında sohbet etmişti biz içeride eğlenirken , babam odasından çıktığında yüzünde gördüğüm bir sevinç ifadesi beni şaşırtmıştı . Babamla konuşamadan kendimizi otelde bulduk , o gün onlarla kaldım arkadaşları eve yolladım .
Yanlız bürodan ayrılırken Ersin Beyin bana dikkatli baktığından emindim . İlk defa onun bakışından utanmıştım , neden bilmiyorum gözlerimi kaçırdım ama eminim ki yanaklarım al al olmuştu ,inşallah bunu fark etmemiştir . Şu yıldızlar kadar sıcak bir şeyler kıpırdıyordu bende ve kendime bile söylemekten çekiniyordum. Ailem geri gitmişti ve ben yine yanlızdım , arkadaşlarım uyumuş kulaklarımdan gelen müziğin ritmiyle yazıyorum işte .
Telefonum çalmaya başladı , ışığını görmesem duymayacaktım kulaklıklardan . Arayanı görünce cep telefonu yere düşürecektim . Açtım şaşkın bir sesle ''Alo Ersin Bey''
'' Hayal '' dedi kısık bir sesle sanki ne diyeceğini bilemeyen bir sesle '' Uyandırmadım umarım , kusura bakma ben dışarıdayım , büronun anahtarını bulamadım , senden senin yedek anahtarı alabilirmiyim , yarın ki davaya erken gireceğim ofise gelmiyeceğim , onları almam lazım .'' Tabi Ersin Bey az beklermisiniz , ben müziği kapatmayı akıl edemedim boğazımda ki kulaklıktan müzik duyuluyordu . Ben üstüme o kocaman pardösümü giydim . Anahtarı zor buldum çantadan ,aşağı indim , kapıda bekliyordu , ilk defa onu spor kıyafetlerle görüyordum , yine o bakışı gördüm gözünde , özür diler bir tonda ''Rahatsız ettim kusura bakma '' dedi yavaş bir sesle Bana dikkatli bakıyordu ,sonra yüzünde tebessüm belirdi , kulaklıktan müzik sesi geliyordu . '' Gece bazen dinliyorum ,acele ettim unuttum kapatmayı dedim '' bocaladım yav ne oluyor du bana , bakmaya çekiniyordum .
''Karadenizli olduğunu anladık , bu müzikleri bana yollasana. Bende hemşeriyim ,''
'' Arada iyi geliyor stres attırıyor , anahtarları ben geri getirmeyeceğim kapının yanındaki saksının altına koysam, büroya hırsız girermi '' diye bana takıldı . Ben nerede olduğumuzu hatırlayınca ''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder