5 Aralık 2015 Cumartesi

Hayat mezunu bölüm 3



Hayat ne kadar esrarengiz ve her defasında bir şeyler olacağı zaman peşi sıra kötü olaylar oluyor . İnsanlar can sıkıntılarından olsa gerek Allahu Teğala da onlara hadlerini bildirmek için al sana rahatlık bastı , bir sıkıntı veriyor .
Benim sıkıntım ne ola ki , avukatın işinden okula okuldan eve ,evden okula derken okul bitti ve diplomayı da aldık . Her şey yolunda , avukat iyi bir patron , her ne kadar annesi geldiğinde hala bana dik dik bakması dışında .
Öğretmen olmak için gerekli bir kaç şey kaldı onu da aldık mı ve atandık mı yeni işi alana kadar burada çalışmaya devam .
Annem yine durmuyor bana koca arıyor , telefonla arıyor , kızım diyor hani şu oğlan vardı ya , demeye başlayınca işi kıvırıyorum da yanlarına gidince iş ciddiye bindiriyor . Anne dur hele şu okul  pedgojik eğitim birde kpps bitsin . Bir de atanalım sonra bakarız . Bak işi olan kızı daha iyi alırlar sen merak etme diyom . Annem her gün arıyor ,bana bir şey olacak diye içi gidiyor . Arkadaşlarım olmazsa bir dakika bile beni burada bırakmaz .
Bu gün bir şey farkettim , Avukat bey , bazen kaçamak bakışlar atıyor ve bir şey diyecek gibi ama vazgeçiyor .
Bir gün onun elimdeki yüzüğe baktığını fark ettim . annemin bana taktığı nişan yüzüğü . Millet laf etmesin , kem gözlerden sakındırsın diye .Bense annem verdiği için takıyorum . Avukatın kapısı hafif açıktı , nedense bu yüzük işini halletmem gerekti . Telefonumu aldım ve sanki arkadaşımla konuşur gibi yaptım , sesimi de az kıstım elimdeki yüzüğü büroya gelmeden saklamıştım .
Kız arkadaşımı ararmış gibi yaptım , bu arada onun odasına baktım hareket var mı , bilgisayarın tuşlarını duyuyordum . Telefonu açıpta konuşmaya başlayınca o ses durmuştu . Ben "Alo Suna , evdemisin , bir zahmet benim annemin aldığı yüzüğü lavobo da mı unuttum bakarmısın ," dedim ve bekledim . Sanki karşımdaki onaylayınca sevinçle "Teşekkür ederim sağol , odama koyarsan sevinirim , gelirken eve ne getireyim dedim ve telefonu kapadım . Tuş sesleri başlamış , ben telefonu kapatınca .
Neden gerek duydum bu saçmalığa diye düşünürken , Kapıda valide sultan belirdi . Bu kadının her gelişinde ben ofisten çıkıyordum ama bu sefer , kahveleri söyleyip işe devam ettim . Arada şen bir gülüşle orada olduğunu fark ettim . Bu gün öyle şeyler oldu ki ,Kadın odadan çıkarken Avukat ona biraz kızarak " anne beni bilirsin böyle işlere vereceğim cevabı , sakın bana emrivaki yapma , hayatıma özelliklede seçeceğim eşi ben bulacağım , kim girerse araya , aramız bozulur ona göre deyip , annesini dışarı arabasına kadar götürdü . O topukların başına iş açacağını anladığından beri onu arabasına kadar götürür oldu .  Büroda avukattan namaz vakitlerinde izin almıştım , bana küçük bir odada namaz kılmam için izin verdi . "Tabi öyle şey mi olur . Ne kadar güzel bende keşke şu nefsimi dizginleyip namaz kılabilseydim ." deyip beni takdir bile etti .
Geri geldiğinde gayet ciddi düşünür halde geldi . Bende "hayırdır " dedim . O da bana dönüp , gülümsedi , "hayırır inşallah " deyip geçip odasına gitti .
Benim yanımda çalışan başka çalışan daha var bu arada onu belirtmem gerek , çünkü baş ağrısı çektiğimden beri nedenini bu gün fark ettim . Kız aşırı konuşkan , hele işi olmadığı zaman bir çene açılıyor ki . Allah tan bu gün avukat , kızı uyardı da bende rahat ettim .
Yarın büyük bir dava var ve onun için bir haftadır delil topluyoruz , gerçi ben yaıp dosyalamaktan bu işlerden anladığım söylenemez . Yakında bir stajyer de gelecek . Odamız da üç kişi olacağız . İşler hafifleyecek biraz .
Arkadaşlarım dan Suna bu gün bana takıldı , neden avukattan çok bahsediyorsun diye , bir şeyler mi hissediyorsun , dedi . "Bilmiyorum , ne hissettiğimdem , olsa ki onun dünyası ile benim dünyam çok farklı ." dedim o da "hiç belli olmaz "dedi gülerek odasına yatmaya gitti .
Bu günden sonra bende yoğun çalışma içindeyim , öğretmen olmak için sınava girmem gerek . Neyse yarın önemli bir gün , benim doğum günüm .

BÖLÜM 4


11 Ekim 2015 Pazar

Hayalin cıkmazı bölüm 2



Kitapları karıştırmaya bugünlerde başladım , hem çalışıyorum hem de okuyorum . Kendime pek fırsat ayıramıyorum . Aileme gerçekleri anlattım , biraz kırıldılar ama iş bulup tekrar okuyacağımı duyunca , kırgınlıklarını uzatmadılar . 
Arkadaşım derin uykuda yine , bense masamı pencerenin yanına çektim  , yarın ki sınava hazırlanıyorum güya , ama yıldızlar o kadar güzel ki ! , kendimi toparlamam zaman aldı , zaten şöyle bakacaktım , ama aslında aklım başka yerde .
Düşündükçe yanaklarım hala kızarıyor , of off , ne kadar saçma galiba ben , söylemeye ve yazmaya bile çekiniyorum .....
İki gündür büroda ses seda yok , avukat abi , abi diyorum , o da bana kızıyor , neyse , annesi  geldi büraya , beni görünce annesinin bir kaşı yukarı kalktı , "oğlum işe sekreter aldığını söylemedin " diye söylenirken avukatın odasına girdiler . Kapı kapandı , telefon çalınca baktım "Bize üç tane orta şekerli kahve söylermisin . " dedi ve kapattı , kapattığını sandı ....
"Yavrum sen delirdin mi nereden buldun bunu , sokaktamı " kızgın bir sesle oğluna hışımla söylendi .Avukat ise "Anne hayatımı kurtardı bu kızcaz , işini de iyi yapıyor." "Önemli olan da bu !"
Annesi hala hızını alamadı , eğer bu kızı burdan kovmazsan senin yerine ben yapacağım. " 
"Anne neyi var kızın neyini beğenmedin , başını mı ,?"
"Bizim çevre böyle şeyleri kaldırmaz oğlum seni tutmazlar"
"Anne benim karım değil sadece bir çalışan , işini güzel yapıyor , müşteriler memnun . Sırf onun yüzünden geri gelen müşteriler var ."
"Beni ilgilendirmez ,... ben telefonu kapattım , kahveleri söyledim , dışarı da az bir işim vardı , bir not yazdım , avukata ve çıktım , aslında başkası olsa kapıyı tekmeyle kırardım , ama söz dinleediğim için yapamadım .
İşim kısa sürdü büronun otoparkından dönerken , Avukatın annesi beni görmedi yan yan yürüyordu ve mazgallara topuklusu takılacağını hiç düşünmeden yürüyordu , o ne topuk Ya Rabbi! 
Kadın anında zınk diye durdu , bende , bana doğru düşmeye başladı , yere düşerse , bir tarafı gidecek kesin , elimdekileri atıp kadını kucakladım beraber yere düştük , ayağı hafif yamuldu ayakkabı ayağından çıkmış kendiside benim kucağıma , Beyaz atlı prens edasıyla kadını yerinden kaldırdım , korku ile birazda canı yanmış bana baktı , sanki ben düşürmüşüm gibi baktı .
Kadın hiç bir şey olmamış gibi kalktı ayakkabısını giydi ve gitti.
Tövbe tövbe keşke tutmasaydım da ambulansla yolculuk edeydi de aklı başına gelirdi .

Avukata bir şey demedim , evrakları imzalaması için odasını tıklattım , imzaladı , daha sonra garip bir şekilde bana baktı , bende içimden aha kovacak beni , diye geçirdim .
"Başk bir isteğiniz var mı?" "İşlerim bitti , okul gideceğim sınavım var da?" ilk defa böyle mazeret der gibi söylemiştim . Halbuki saatim gelmiş çıkacam zaten .
"Tabi ki , başka bir şey varmı ?" " yok " dedim dönüp giderken de "Annemin kusuruna bakma ! o teşekkür etmesini bilmez helede , baş örtülü birisine ." "Sayende bacağının kırılmasına engel oldun , ben kameradan gördüm , sağolasın ." dedi bende "Avukat bey , önemli değil , alışığım , oda alışır bana inşallah" dedim ve çıktım
Beni kovmamıştı ama kovmayacağının anlamına gelmez , hele yarın ola da bakalım . Sabah sınavım var , öğlen gideceğim işe 
, yorgunum uyumam lazım .
Gece ve mehtap sordular seni neredesin , neredeeeee , iyi ki aşık felan değilim he , sonra yine yazarım , mehtaplı gecedeeeee ...
BÖLÜM 3

Hayal mi senin adın bölüm 1





         
 Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlarken aklımda olmayan şeylerin , peşim sıra gelmeye başlaması an meselesiydi .
Otobüs beklemekten usanmış , yürümeye başlamıştım . Yarım saat yürümeye karar vermiş , önünden geçtiğim lokantadan bir dürüm almış ,yanına ayran aldım , bütün gün uyuklayacaktım . Kendi kendime çay alsaydım diye kızıyordum.
İleri yollardan park sapağına girmiş , iş yerime yakın yürümeye devam ettim . Patron kovarsa kovsun diyordum . İş mi yok , kendi kendime güldüm , ee karnımı doyurmuş , keyfim yavaş yavaş yerine gelmişti . İş yerine girerken patronumla burun buruna geldim elinde bir dosya , "Neredesin kızım , al bu dosyayı , taksiyle bu adrese götür , gelirken de A.R avukatın yanına git , o da sana bir dosya verecek , bunlar delil , dikkatli ol , dünkü adam peşine düşmesin " dedi ve gerisin geri odasına gitti . Şimdi düşünüyorum da acaba tehlikenin boyutunu biliyordu da beni , nasıl yollamıştı . 
İşi bırakmam gerekirdi o sabah ama işte yaşanacaktı ve yaşanmıştı .
Güzel bir kızdım bunun farkındaydım , üniversite harcını kazanmak için okulu dondurmuş , bir sene sırf para biriktirmeye uğraşıyordum . Ailemin durumu iyi değildi , onlar benim okulda olduğumu sanıyor , ama gereken parayı denkleştiremiyordum . Babamın borçları o kadar çoktu ki , bana bile yolladığı parayı nereden bulduğunu şaşırıyorduum .
Annem arada telefon açıyor , merak etme bizi diyordu . Para istememem onu şaşırtmıştı , bir iki aydır , endişelenmeye başlamıştı.. Offf her işim niye zorlaşıyor ki , arkadaşıma baktım çek yatta mışıl mışıl uyuyor , üç kafadarız bu evde , ben edebiyat okuyorum , onlarda . Ne saçma düşünüyorum gene , yoruldum ,bu gün bitmişti ya , yarın daha kolay olurdu . Avukata dosyayı götürmüştüm ama , dosyayı verirken kafamın üstünden vıvvv diye bir ses geçmiş korkudan kendimi yere atmıştım . Avukatta aynı yerde iki seksen uzanmıştı , ölmüşmüydü , baktım adam da aynı benim düşündüğümü yapıyormuş , oda bana bakıyordu , belinden beylik tabancasını çıkarmış , kendini kapının yanına atmıştı . Bende duvara yaklaştım . Kapıya bir adam belirmiş elindeki tabancayı bana doğrultmuştu ama onun görmediği avukatında ona tabancayla hedef aldığı . Gözlerimi yummuş öleceğim sanmıştım , bu arada ne cesaretse , elimdeki çantayı adamın eline savurdum . Adam bunu beklemiyordu elinden düşürmüştü silahını . Çantamı vurdukça vuruyordum , avukatta silahın kabzasıyla adama kafadan indirdi .
Adam iki seksen yerde yatıyordu . "Başkası var mı diye sordum korkuyla " avukat bu cümlemi olumlu buldu kapının kenarından bakmış bu arada 155 arayıp polisi çağırmıştı . 
Adama tekme atacaktım , avukat anlamış , beni adamın yanından uzaklaştırmıştı .
" Sen ne yaman çıktın , Ferhat'a söyleyeyim de seni bizim büroya alalım ".
Ben dururmuyum " Ben geçiçi çalışanım , sekreterlik yapıyorum , abi " dedim avukat şaşırdı . Abi demem onu şaşırtmıştı . Utandım ne yalan söyleyeyim , beylik laf edemiyorum ki . Bey efendi , hanım efendi , laf laf işte . Yeni işe de başladım , maaşım da iyi , bana okula başlasam da yarım gün çalışmam içinde ayarlama yapacağını söylemişti . 
Yarın uzun sürecek , erken kalkmam lazım , hala gülüyorum , adımı sorunca , yüz ifadesini anlatmak mümkün olsa keşke .."Ne   Hayal mi senin adın !, Babanla annen çok mu düşünmüş adını , Hayal kurmuyorsun dur umarım işler esnasında ."
"Abi babam da avukattı , insanın hayalsiz yaşayamayacağını söyler hep"
"Şu abi lafını ulu orta söyleme emi , Ersin bey desen kafi!"
Gece uykum kaçtı , bari yazayım dedim , yarın olsa ya . Neyse yarında olur , biir sürü iş sıraladı bana . Erken gitmem lazım .......
BÖLÜM 2

Roman

Hayal mi senin adın bölüm 1

           Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlark...