27 Temmuz 2018 Cuma

Fındık tüccarı -9-

Her şey hazırlanmış tüm işler bitmiş ev halkı toplanmış damat tarafını beklemeye başladık . Babam televizyonu açmış haber izlerken birden sesli kızdığını gördüm . Salona yaklaştım televizyona bende baktım . Yine bir terör olayı , neresi ki derken başım dan aşağı sanki kaynar su döküldü . Ersinin ailesinin Iraktan kara yolu ile gelen akrabalarını teröristler ele geçirmiş , ne varsa taramış akrabaların bir kısmı öldürmüş bir kısmını da esir aldılar . Haberde ise ünlü prensin akrabaları terör olayına kurban gitti diye ilk flaş haber olarak veriyordu .
  Elim gayri ihtiyarı telefona gitti , telefon açıldı Ersin de gelemeyeceklerini babası ile bu işe bakacaklarını söyledi ve sesi o kadar soluk çıkmıştı ki  , bana bir süreliğine Dubai'ye gideceğini akrabalarını kurtarmanın çaresine bakacağını söyledi . Bana babamla görüşmek istediğini söyledi . Babamla konuşurken babam renkten renge girdiğini gördüm ama ben üzülmeyim diye zoraki tebessüm etti .
     Ersin gideli üç gün oldu . Haberler hiç iç açmıyordu . kaçırılan akrabalarını bulmak için ABD askerleri de karışmış nedeni ise babasının Amerika'da çok ünlü ve iş sektöründe iyi tanınması idi .
Müstakbel kayın validem aynı memleketli idi ve o da burada idi , Dubayi gitmedi . Bizi akşam yemeğine çağırdı ailece .

Evine gittiğimizde ilk defa nereye gelin gideceğimin idrağine vardım . Evi muhteşemdi , kocaman arazinin başına yapılmış , üç katlı çatılı karadenizin mimarisi ile donanmış her yer yemyeşil ve bakımlı çim bahçesi vardı . Eve giriş yerinde parke döşenmiş , yolun kıyılarına selviler ekilmiş direk eve gitmenizi sağlıyordu . Etrafta çalışanlar vardı . Korumalar her yerde etrafı gözetliyordu . Müstakbel kayın valide kapıda bizi karşılarken ilk kez dikkatimi çeken başındaki yöresel şal ve bol kesimli elbisesi oldu . Nerede ise sesli gülecektim ayağında İLK kez topuklu görememiştim . Basit sandaletleri ile gülerek bizi karşıladı . Eve girerken bir daha anladım ki bu eve her gelişimde tüylerimin diken diken olacağı . Her insan böyle zengin bir hayatı isterdi herhalde   . O geceyi muhteşem kılan müstakbel kayın validem oldu .Yüzünde hiç bir makyaj emaresi yoktu , devamlı bizi rahat ettirmek için uğraştı tam gidecektik ki bizi yatıya kalmamızı sağladı . Benim odam muhteşemdi , Ersinin odasın yanı başında .Her şey düşünülmüş gece kıyafetlerimizden diş fırçasına kadar tüm özel eşyalar vardı . Ben gece uyandım birden sanki çok kötü bir şey olmuş gibi yerimi yadırgadım diye düşündüm . Üstüme sabahlığımı giydim koridora  çıktım . İlerlerken bir ses duydum , ilerledim ve açık kapıları olan bir salon gördüm . Müstakbel kayın validem biri ile konuşuyor du . Telefonda konuşuyordu . Ne yapacağımı şaşırdım , acaba bir haber mi vardı . Merakla kenara çekildim kayın validem kısık sesle .
''Hasan unuttun mu benimle nasıl karşılaştığını , sen jiple yayladan aşağı gelirken tekerin patlamıştı da . Ben sana yardım etmiştim . O gün bende yeni yaşıma on sekizime girmiştim . Kırmızı saçlı kız demiştin bana . Ateş saçlı hatta , babamdan fındık almak için gelmiştin . Ben de sana köyde ki kız gibi davranmıştım . Yöresel kıyafetlerimle bana baka kalmıştın . Hele benim gözlerimi görünce nasılda haykırarak '' bunlar derya deniz bir okyanus kadar derinler demiştin . Fındık işin bitmiş bizim köyden bir ev almıştın . Babam komşu olmuş ama sen beni köyden zannettiğin için , her seferinde köye sabahın köründe gelmiştin . Beni göremediğin zaman evinin bahçesinde odun kırıyordun , ben de seni izliyordum bizim evden . Bir gün yakaladın beni bakarken , el salladın bana ve o gün baya bir odun kırdığını hatırlıyorum . Benim kim olduğumu anladığında babamdan istemiş babamda evet demişti. Sen ailene beni söylediğinde   onlar karşı gelmişti . Sende onlara , imam nikahını kıydırmıştın , babam ve laf söz olmasın diyede bu evi almıştı . Her şey güzeldi , taaki sen acilen oraya gidipte bir daha geri gelmeyene kadar . Ben hamile kalmış her gün seni beklerken , bir telefon geldi , sen bir daha bura gelmiyeceksin diye . Sonra bütün haberlerde evlendiğin çıktı . Babam kalp kirizi geçirip öldü . Bende oğlumu doğurmak ve dedikodulardan uzak İstanbula yerleştim . Orada babamın işlerini yönettim , magazalar açtım . Oğlum hukuk okudu , yakışıklıydı , kızlar pervaneydi . Benimle evlenmek isteyen çok oldu ama bir daha evlenmek istemedim . Sense o şaşalı hayatında yaşarken bir haber bile vermedin . Müstakbel kayın validem ağlıyordu sesi titredi sustu . Karşıdan büyük ihtimalle Ersinin babası ile konuşuyorlardı . Kadıncağız bir iki laf edecekti , sustu tamam dedi . Telefonu kapattı ve odadan çıkıp uzun koridordan ilerleyip kayboldu . Şaşkın bir şekilde odama gittim . Bende öylemi olacaktım , sanmıyorum ama bu olabilirmiydi . Nasıl bir güç kayın pederi sevdiği kadından uzaklaştırmıştı . Makam mevki , para yüzünden mi.
 Ertesi gün  müstakbel kayın validem beni alıp güzel bir dere kenarına götürdü . O eskiden giyim kuşam sahibi kadın gitti yerine , yöresel bol kesimli spor babet giyen bir kadın geldi .
  Bana baktı '' seni ilk gördüğümde hatırlıyormusun , nasıl davrandığımı .'' evet anlamında başımı sallayınca .
 '' Ben seni aslında çok beğenmiştim ama çok şaşırmıştım , oğlumu'da bildiğim için seni kovmasını istedim . Onun peşinde bir çok kadın dolanır onlara yüz vermezdi .Sana bir gün bakışını gördüm anladım ki seninle ilgileniyor . Aslında çok sevindim ben kökenine inanan bir insanım , avrupai hayat tarzını hiç tavsip etmeme rağmen şehirde insanlara karşı dik durmak kendimi kanıtlamak için çok çalıştım . İşlerimi yönetmesi için oğlumu iyi yetiştirmek istedim . Ama hayat işte istediklerimiz değil bize sunulanla yaşıyoruz bazen . Beş sene Ersin seni aradı , babasına karşı geldi , birde o kazalar olmasa idi yinede seni bulacaktı . O da bana benziyor , '' hafifçe kızardı , gülerek '' sevdiğimizi kolayına silemiyoruz . Her koşulda bekleyebiliyoruz , ya sen ! Hazırmısın bu hayata!
 '' Ben öğretmenim biliyorsunuz , ben de öyle çok şey isteyen biri değilim . Oğlunuzla da öyle çok görüşmedik , ilk tanışmamız bir kurşunun altın da oldu . O kurşun ardından işe alındım , öğrenci olduğum içinde kendi harçlığımı kazanmak için işi de kabul ettim . Normal şartlarda ikimizde farklı yaşadık . Pekte bir şans vermedim , onun benimle ilgilendiğini öğrendiğimde de sadece bir kelime etti bekle . Ben başkada ondan bir söz duyamadım , üstelik siz onu evlendirmek istiyordunuz o sıra .''
'' Ha ha o mu , onu sıkıştırmak için yaptığım şeydi , babasının yanında kaçarken o kaza olmasaydı alıp gelecektim . Lakin babası ile olan mazim beni durdurdu . Üstelik hak ettiği bir mirasıda vardı , oradaki ailesini de silmesini istemedim . Eşim aslında benimle resmen evlenebilmek için onuda koz kullandı ve bana geçmişte eğer benimle evlenseydi babası benim başıma herhangi bir kazanın geleceğini söyledi .Babası kuralcı bir adamdı açıkçası köylü kızını da gelin istemediğini söyledi .
O da bu zamana kadar babam yoktu , hiç olmasın dedi . Çok kızdı zaten geçmişi pek bilmiyordu bende açıkçası , prens olduğunu bilmiyordum , Dubai de çok sevdiğim hala kızı çağırdı bizi düğünü vardı . Orada babası ile karşılaştım yanımda genç bir adamla beni öyle görünce çok kıskanmış , yedirememiş .Benimle konuşabilmek için komplo bile kurdu bizi kaçırdı . Oğlumu bir odaya kapattı onun kendi oğlu olduğunu bilmiyordu .Benimle sonuna kadar konuştu ,karısı ölmüş ve babasının bize çıkardığı engeli anlattı . Beni unutamadığını düğünde gördüğü anda da , kaçırmaya karar vermiş . Kaçırırken Ersin yanımdaydı onu bayıltmışlar . Ben de onun oğlum  olduğunu söyleyince şaşırdı , sen evlimisin . Özür dilemeye başladı , şaşkındı , utanmıştı . Ona hayır resmen hiç evlenmediğim genç bir adamın oğlu o dedim . Bir anda bağırdı
''Ne diyorsun ?'' Benim mi ?
Ona öylece baktım Ece , nasıl davranacağımı ne yapacağımı şaşırmış başımı sallamakla yetindim . Bana ilk kez sarılıp sevinçten haykırdığında , her şey silinip gitti sanki o genç kızlığıma geri dönmüş hiç gitmemiş gibiydi . Biz konuşurken Ersin de benim hayatımdan endişe ettiği için yüksek yerde olan kapatıldığı odada pencereden kaçarken düştü . Bacağı kolu kırıldı , kalça kısmı zedelendi . Onun yanına giderken babası sanki rüzgar gibi gitti . Onu öyle cansız görünce ben bayıldım , ikimizde baygın görünce babası bizi hastahaneye götürdü . Ben kendime gelince onun iyi olduğunu alçıya alınan kol bacağı var dediler . Babası ona her şeyi anlatıp bir süre burada kalacağını söyledi . O iste geri gitmek istediğini bize karışmayacağını söyledi , ama babası iyi olmadan onu salmayacağını söyledi . Seni söyledi buna izin veremem dedi  babası , bize bir laz yeter dedi .

 Ona çok kızdı , babasına eğer  Türkiye'ye götürmezse onu unutmasını söyledi . Ben Ersinin bürosunu emanet ettiğim avukat kapatmış . Sende ayrıldın gittin . Hayal gelini bulamadım . Adının eksik belirtilmesi yüzünden seni bulamadık . Aslında kaldığın binada ki arkadaşında oradan ayrıldığını memlekete döndüğünü söyledi .
 Seni bulmak için Ersin çok istemesine rağmen sağlık sorunları yüzünden erken gelemedi sonrada bulamadı . Buralara geldi üvey kardeşi ile senin izini buldu , dedektif tuttu , o kadar uğraş sen çık kendin bul adamı , hemde kurtar . Kader diyorum ben buna . Şimdi de bu olay üzmesin seni , geleceğinden emin ol . Babası yarın akşam geleceklerini , kimsenin de gelmesini istemedi , rehineler kurtarıldı . Bayağı bir fidye parası ödediler . Ersinin hiç bir suçu yok , anladın mı , Hayal Hanım ! ona iyi bakmanı istiyorum . Mutlu olmanızı istiyorum , düğünde erken yapalım ne dersin . Ben düşündüm ki burada yapalım düğünü . Olur mu kendi memleketimizde bir kır düğünü . '' Ona bakarken onun düğün yapamadığı aklıma geldi ve birden . '' Bir şartla '' dedim sustum benim muzipçe güldüğümü görünce '' Hayırdır gelin hanım ''  dedi kaşını kaldırarak .
O akşam O şartı söylemedim , ona süpriz yapacaktım , oda meraklandı ama söylemeyeceğimi anlayınca . Zorlamadı , ertesi gün Ersinle ailesi geldiler . Babamdan resmen istendim , kayın peder beni görünce , az kalsın yerinden düşecekti . Meğer adam oğlunun karısı bize uymaz diye üzülürmüş .
Başı kapalı uzun elbisemle , çok sade halimle görünce . Yüzü aydınlanmış , tamam demiş
Gelin bize gelince zorluk çekmeyecek . Kendisi evlendiği karısı açıkmış ve yaşadıkları ortama uygun giyinmek istemediği için onu bir çok yere götürememiş . Onu da zorlamak istemediği için , hep yabancı ülkelere götürüp durmuş . Bir günde trafik kazasında ölmüş .  Daha sonra evlenmemeye karar vermiş , eski gönül yarası depreşmiş , ama ona yaptığından dolayıda kendini hiç affetmemiş .
Ta ki onu düğün yerinde görene kadar . Tüm düşündüğü ona tekrar sahip olmaktı ama yanındaki genç adam onu şaşırtmış . Hiç yanından ayrılmayan adamla kaçırana kadar gerçekleri bilmiyordu .
Ben fırsatını bulunca kayın pedere gizlice konuşmaya başladım , o da şaşkın ama gözleri dolu dolu benim fikrimi kabul etmek zorunda kaldı . Evet muhteşem bir düğün olacaktı .
 Ersinle yanlız kalamadık bir türlü , her seferinde yanımız da biri vardı . Gözleri bana kaçamak bakıyordu , bir an önce konuşmak için her ne yaptıysa olmadı . Ben bir ara telefonu gösterek mesaj attım .'' Hayırdır bir sıkıntı mı var '' diye . Halbuki sıkıntısını gayet iyi biliyordum.

16 Kasım 2017 Perşembe

Gelinlik Bölüm 8


 İnsan evine sığmaz mı , hastahaneden geleli iki gün oldu ve ben geri gidemiyorum , yolda heyelan oldu . Açılması bir kaç gün sürecek ve ben istesem giderdim , bir taksi çağırsam heyelanın olduğu yere , arabayı da bırakıp yürüyerek tepeden aşağı iner giderdim ama misafirlerime de ayıp olurdu . Hem düşünmem gerekiyordu . Telefonum hiç sesiz kalmıyor devamlı mesaj geliyordu . Sessize aldım ,  bana kızıyor , kızlar yüzünden sesli konuşamıyordum . Bir insan tanıyorsunuz ve o insanın o kadar değişik haline tanık oluyorsunuz ve bazen ona tam manası ile cevap veremiyorum . Buda beni çıldırtıyor  . Beş sene onu görmeden unutmaya çalıştığımı hatırlıyorum da . Şimdi ise bir saatlik aramızda mesafe ve ben yeniden korkuyorum   ... Elimdeki  kalemin dili olsa da yaktığım günlüğümü anlatsaydı ya .
    '' Beni özlemedin mi ?'' diyor , hala inanamıyorum , Bir prens o , gerçek ama o bunu istemiyor , her ne kadar istemezse de , babasın oğlu .
    Yarın süpriz yapacağım diyor ,  o hali ile bir ay daha ayağa kalkamazken ne yapmayı planlıyor acaba . ''Sakın bir delilik yapma dedim , bizim buralarda hoş karşılanmaz . Ama köylü komşularım benim onları kurtardığımı her kese yaydılar birde nasıl öğrendilerse onun prens olduğunu da öğrenmişler . Teyze benimle şakalaştı onları geri getirirken   . ''Kızım beyaz atlı prens , olmazsa da kırık bacaklu pres olsun , prens  prenstir ,nerede görüldü , burada bir kız aldukları '' yanındaki diğer komşu teyze atıldı , '' Ola Fadime , unuttun mi '' dedi heyecanla .'' Neyi Ayşe  '' berikisi '' Kız hane biz kızken şehre gitmuştuk da , o finduk tüccarının kızı prense varmiş idi sonrada ayrılmiş idi ya'' ''Hatırlamadun mi , bizde onların bahçelerinde finduk toplayarduk .'' ''Kız Ankaraya   gitmiş idi , sonra da duyduk ki bir oğli olmiş idi .'' ''O çocuk bu olmasun?''  komşularım olaya vakıf imişlerde bizim haberimiz o oğlana aşık olduktan beş yıl sonrasına denk gelmişti . Yani kader eviriyor çeviriyor bir yerde buluşturuyor , Rabbim nelere kadir . Telefon çalıyor , gece vakti teleşlandım  , arayan  '' Alo '' dedim '' sENİ çok özledim peri kızı , kamerayı açsana '' dedi sesi solgun bir şekilde . Şaşırdım hemen üstümü başımı düzeltim, kamerayı açtı o gözleri  ile karşılaştım , sanki delip   geçecek gibi bakıyordu . Ben hala gözlerimi kaçırıyordum .'' Peri kızı , bir iyi bir de kötü haberim var  . '' '' İyi haber bu hastahaneden çıkyorum ,'''

'' Kötü haber ise , '' sustu canı sıkıldı ,nasıl söyleyeceğini bilemez haldeydi  , ameliyat olacağım '' dedi ve sustu , benim yüreğim burkuldu . Sanki bir daha görüşemeyecek gibi idi . Ben ''Şaka mı yapıyorsun , beni korkutma , nereden ameliyat olacaksın ..'' Arkadaşım doktor bir ay içinde iyi olacağını söylemişti . Ne oldu şimdi .'' Peri kızı benim kalbim çok kötü , seni göremediği için durmak istiyor .'' dedi hafifçe gülerek .''tek bir doktor var dediler  '' Bana bakıyordu ,benim rahatladığımı görünce ''Doktorum olurmusun''
''Ben mi evet te ben sana neşter vuramam ki , ''' dedim ve hala  utangaçlığı atamadım ,yanaklarım kızarmaya başlamıştı .
'' Ecem , ailenle konuştun mu ,?''cevabı beklemeden ''Seni kaçıracağım haberin olsun ,'' dedi ve bana bakmaya devam ediyorken , telefon kapandı . Şarjı bitmişti , işin komik yanı elektrikler heyelan yüzünden kesikti  .Kızların ki de bitti , yarına kadarda ,telefon bulamazdım ,gece yarısı dışarı çıkamazdım . Bir ayı ile uğraşmaya niyetim yoktu . Neyse sabaha kadar bekliyecektim umarım endişe etmezdi  . Gece zar zor uyumuştum , sanki yanı başımda , korkunç bir sesle irkilip kalktım , ben neredeydim , Şaşkınlıkla ağzım açık kaldı . Bu da nesi ,kırk yıl düşünsem aklıma böyle şey gelmezdi .
Kocaman bir çadırın içindeydim , üstelik , o karşımda bana bakıyordu . ''Peri kızı uyandın mı , bak seni kaçırdım .'' dedi ve bana yaklaşırken , ona elimi kaldırdım '' ne cüretle beni kaçırırsın , aileme ne diyeceğim , '' dedim ve çadırdan çıkmak için atıldım ,  da elimi sıkııca tuttu ve ''' Hayalim sana bir süprizim var , senin onayın olmadan bir şey daha yaptım , beklemeye takatim kalmadı seni .Annenle baban dışarıda , babam ailenle konuştu seni istedi , onları ikna etti ve buradalar ve annenle bir şey yaptık kocaman bir beyaz kutuyu gösterdi , Benim için açarmısın '' dedi ve merakla benim ne yapacağımı beklemeye başladı . Kutuyu açarken merak ve şaşkınlıkla hem kutuya hemde ona bakıyordum . Ne zaman iyleşmiş ve ayakta duruyordu , nasıl bir uyku ki benim , bir ay geçsin .  Kutuyu açınca bembeyaz gelinlik çıktı içinden , bu gelinliği annemle dergide görmüş uzun uzun konuşmuştuk . Gözlerim dolmuştu , ona dönüp bakarken ağlamaya başladım , bu bir rüya kesinlikle , peri masalı gibi .. Yanıma geldi , bana dokunamıyor bu onu çıldırtıyordu . Ama kendine hakim olmuş ,
''  beğendin mi peri  kızı '' başımı sallayınca , yüzü pırıl pırıl bir gülümsemeyle doldu .
''Hadi gelinliği bir dene'' dedi ve çadırdan çıktı .. Ben ellerim titreyerek gelinliği giydim , tam bana göreydi . Aynaya bakarken , ''Gelebilirmiyim '' dedi .
''Hayır , beni düğünde görmen gerekiyordu ama haksızlık !''dedim .
Ben birden yere düştüm . Gelinliğin eteğine basmıştım ve yere yüzü koyun kapaklandım  .Gözlerimi açınca kendimi odamda buldum ..Bir rüya görmüşüm , o damı rüya idi , telefonu aradım masanın üstünde duruyordu ve elektrik yoktu , perdeden gelen ay ışığı ile odam loş ışıktaydı . Acaba her şey mi rüya idi . Korktum  , sabah olmak üzereydi , ezanı duyunca kalktım , zaten uyku kaçmıştı . Sabahı zor ettim , kızlarıda namaza kaldırmış rüyamı onlara anlattım , bana yorum yapma dedi , kuzenim . Güneş dağların arasından doğarken kapımız gürültü ile tıklanıyordu . Ben kapının deliğinden bakınca iki adam gördüm , o korumaların ne işi vardı burada . ''Hayal hanım iyimisiniz , '' dedi , korumalardan biri , Ben kapıyı  açtım şaşkınlıkla .'' Evette sizin ne işiniz var burada , nasıl buldunuz burayı , sabahın köründe üstelik .''' dedim şaşkınlıkla
'' Ersin bey , yolladı , sizden haber alamayınca bizi buraya yolladı .'' Dedi öndeki koruma ,
'' Şarjım bitti ve elektrik yok . o yüzden arayamadım .'' adam kendi telefonundan ona telefon açtı hemde görüntülü '' biz bekliyoruz ,siz konuşun hanım efendi '' dedi ve ben telefonu alıp içeri girdim
''Hayal iyiiimisin '' dedi endişeli bir şekilde . ''Evet bir şey yok sadece şarzım bitti ve heyelan yüzünden elektrikler yoktu .'' dedim ve onunla saatlerce konuşmak istiyordum ama iki meraklı göz bana bakıyordı , arkadaşım ve yeğenim sırıtıyorlardı .'' Zavallı adamları gece nasıl buraya yollarsın hemde yollar kapalı iken '' dedim kızarak , o ise '' meraktan öldüm , diğer uzun yoldan geldiler , onları da bir ara kaybettiğimi sandım ,orman yolunda zor buldular sizin orayı . 

Ben bu olaydan sonra yanımda yedek batarya bulundurmaya başladım , bir ay su gibi geçti . Bu gün alçıları çıkartılacaktı ve buraya gelecekti , ailem buraya gelmiş , dünür gelecek diye de annem tüm marifetlerini döktürdü , her taraf pırıl pırıl parlıyor mutfaktan envayi çeşit koku gelmeye başlamıştı . 

Komşularda hem meraktan hemde yardım sever olduklarından , anneme yardıma gelmişlerdi ...



BÖLÜM 9

12 Kasım 2017 Pazar

Bir yürek yarası bölüm 7

Bana öyle bakıyordu ki , sonun da etrafa bakınmayı akıl ettim , sandalyeyi görünce bir şans mı yoksa meraklan mı bilmem ama , yatağın yanına çektim . Sonunda sessizliği bozdu .
 ''Hayal bana çok kızgın ve kırgın gibisin !!''
'' Ersin bey !! siz iki kelime ettiniz , ne duygularınızı nede hayatınıza dair bir bilgi vermeden Dubaiye gittiniz ve  o gidiş gittiniz ,bana söylermisiniz nasıl bir şey bekliyordunuz . Sizle sen diye hitap edemediğiniz birine bekle diyorsunuz .'' ben o kadar kibar mı konuşum diye gelince aklıma , sandelye den kalktım . Duygularım yüzümden okunacak diye de kendimi zor zapt ediyorum . Ama o öyle bir şey söyledi  ki  bir anda , ona döndüm .
'' Allah şahidim , Hayalim seni çok sevdim ve hep öylesin ,sana daha önce söylemek isterdim ama şartlar ve seni korumak için bunu söyleyemedim . Beş yıldır da , şu adın yüzünden bulamadılar ama anlıyorum ki ,işin içinde babam olmalı .Peri kızı seni çok özledim .Seni ormanda beni tanımıyor gibi davrandığında ve gördüğümde acımı bile unutturdun bana . Olsun şimdi buradasın ,ellerinde yüzükte yok , sözünde durduğunu umuyorum .'' dedi ve bana baktı. Yerinden kalkmak ister gibi davranınca hemen istem dışı onu engellemek için elimle onu durdurmak isterken elim eline   değince ,sanki ateşe dokunmuş gibi çekecekken avucuna almak için elini kapattı ama sadece ona ,
''uygun olmaz ,'''  dediğimde  istemeyerek  bıraktı ,Gözlerine bakınca dolu dolu olduğunu görünce şaşırdım.
''Hayalim benim eşim olurmusun, ölene kadar ,yaşlanıp kuruyup ,öldükten sonrada hep eşim olurmusun''  öyle çabuk söyledi ki şaşırdım , boğazında  bir kolye çıkarıp oradaki alyansı çıkardı ve   bana ,bakıp ''Seni gördüm ikinci günün sonun da aldım bak , içindeki tarihe ve isme '' avcuma bıraktı ve alyansın içine bakınca beş yıl öncesi tarihi görüce kalbim bir değişik atmaya başladı .Alyans elimde ona baktım , dudaklarımda tebesümü görünce derin bir oh sesi çıktı ondan . Ama o bana ''Peri kızı,
senden bir şey duymak istiyorum ama duyamadım .'' Ne ki '' dedim   ona dönüp .
''Sen neredeydin bu kadar zaman ? Sonun da sormuştum , o  iki kelimeyi söylemeden önce emin olmak zorundaydım .
'' Çok uzun bir hikaye ama babamın  esiri oldum .'' dedi ve üzgün bir şekilde  bana  baktı  .'' Benim babam bir arap prensi  , annem buralı ,babamın düşmanları varmış ve ben de beş yıl önceye kadar babamın bir prens olduğunu bilmiyordum . Ben ben   Dubayide otele gidince ,  annem babamla karşılaştı ve babamda bilmiyormuş benim varlığımı ama ona çok benzemem ilgisini çekti annemi sıkıştırınca , annem ona çok kırıldığından Türkiye'ye geldiğinde hamile olduğunu çok sonra fark etmiş ve babama küsmüş .Annem babamın başka bir kadınla resmi nikahla nikahlandığına çok kızmış .Dedem onu  başka bir prensin kızıyla evlendirmiş yoksa prenslikten ve tüm haklarından vazgeçmesini istemiş . Annemide koruması gerektiğini düşündüğü için , prensesle resmi evlendi . Çok karışık , ben babamın tek oğlu olduğum için , babam beni buraya göndermek istemedi .Hele  ki  buradan birini sevdiğimi öğrenince beni otelde bir nevi hapis  tuttu .Sonra onu ikna edene kadar , annem ofisi kapattırmış .
Babamla birlik olup beni ikna etmeye çalıştılar  . Bir gün üvey kız kardeşim , dışarıda ki kız ,bana yadım etti .Kaçarken arabam devrildi , seni görmeden öleceğim ve  seni sevdiğimi söyleyemeden son nefesi verdiğimi sanırken bayılmışım . Kırık bacak ve kol ile kendimi özel bir hastahanede buldum . Ya
Hayal bana nasıl bir şey yaptığını anlatamam ,ben ki kadınlar pervane olurlardı ve tenezül etmezdim onlara ama seni gördüğüm zaman , hani dosyayı verirken yere yatmıştık ya , kurşun sesi başımızdan geçtiğinde  .Senin gözlerine bakarken  , kaybettiğimi sanmıştım .Kalktığında içimden bu dedim .Sen adama vururken çantaylan  , kesinlikle bu benim eşim olmalı , ama elindeki yüzük bir anda hayal kırıklığına düşürdü ve bana abi demen dahada üzmüştü . Seni kaybetmek istemedim işe aldım , yüzüğü ertesi günü alırken , o evli derken buldum ama boynumdan çıkarmadım . Bir gün sen telefonda konuşurken annenin yüzüğü olduğunu anlayınca , beni görmeliydin ,ama annem engeli vardı . Onu halletmem gerekiyordu , seni bir şekilde kovar rencide eder diye ,korktum . Başı kapalı bir gelin istemiyor .Bunu ispatladı zaten ,hastahaneden beni alıp babamın sarayına götürdüler ,telefonsuz bırakıldım .    Ayağım iki kere daha ameliyat oldu . Bu bacağım çok şansız zannediyordum ama anladım ki ,o seni bana getiren tek bahaneydi . Burada annemin yaylasına yürüyerek gidelim dedik
şansa bir ayı çıktı ben onu üzerime çektim ki kardeşime bir şey olmasın . Ayıya bağırdım önce korktu
ama ne olduysa peşime düştü , kaçarken patikadan aşağı düştüm ayıda başka yere gitti . Sen yanıma geldiğinde yeni ayıldım başımı taşa çarpmıştım ,senin hayal mi rüyamı olduğunu arabaya koyduğunda anladım . Aynadan bana bakmadığını görünce ,çok korktum , yüreğimin acısı bedenimde ki acıları geçti.
Beni bırakıp gittin ya!!! Kardeşim olmazsaydı senin peşinde koşacak , dedi ve bana baktı , o simsiyah gözleri ışıl ışıl olmuştu '' Seni bir daha kaybedemem ,bu sefer olmaz.'' ''Annen babadan seni isteyeceğim ,bir  saat  bile beklemeye tahammül edemem .''
''Ersin az  dur .!!!!! demek zorunda kaldım  .
'' neden duracağım  , hadi şu doktoru çağır beni çıkarsın size gidelim .!''
''Ailem burada değil ,ben yalnızım , ailen izin verecek mi ki sana , benim ailemde sorun olmaz ama senin annen baban beni istemezler. ''
''onu hallettim babam ,benim kararlığım karşısında ,  kendi yapamadığı şeyi benim yapmamdan dolayı seni kabul etti , annem hala mırın kırın etsede , babama karşı gelemedi  ,babam eski karısı  öldüğü için anneme resmi nikah kıydığı için annemde , babamın sözünden çıkmıyor .iyi olmalıyım ,'' dedi ve bana baktı .
'' Seninle konuştuğuma inanamıyorum .'' dedi  benim suskunluğum dikkatini çekti    .''Neden konuşmuyorsun .?''
''Bende çok şaşkınım ,senden ümidi keseli çok oldu , sana çok kızıyordum kendime de. Bir cümle , ile seni nasıl bekledim  düşünsene . Bana çok resmi davrandın ,kalbime söz geçiremedim , kendime bile   duygularımı  yasakladım .Hele ofisi kapattıklarında , çok kırıldım ,kendime hayal gördüğümü söyledim . Sen bekle dedin ya , her kese karşı    geldim . Bir resmini ofisten çaldım biliyormusun , sanki hiç var olmamış gibi idin   .'' elimi  çantamın içine soktum ve onun resmini çıkardım    .
 Bana  tebessüm ediyordu  , dişleri dudaklarının arasından belirdi , bembeyaz dişleri gözüktü .Kalkacak gibi oluncada canı yandı ve   gülüşü  giidiverdi  .
 Ben oradan nasıl ayrıldım  , hiç bilemedim eve geldiğimde  kızlar beni , soru yağmuruna tuttu   .  

İLERİ BÖLÜM 8

9 Kasım 2017 Perşembe

O bir prens bölüm 6



''Hayır ama size ne oldu , böyle .'' Ona bakıyordum ilk defa şaşırdım , gözleri bu kadar derin bakan bir erkeği ilk defa karşılaştım . Yine   ateş basmıştı kaçacak delik arar olmuştum . O ise pencereden bana döndü , yorgun bir tavırla bana baktı ve '' Bir ömür beni bekler misin '' dedi . Şaşkın bir şekilde baktığımı görünce '' Bana baktığında beni vursalar  , inan bana hissetmeyeceğim den eminim .
Senin bana baktığında her seferinde sanki liseli bir genç gibi , içim içime sığmıyor .Aramızda bir şeyler var ve ben yanlış anlamaktan korkuyorum , Hayal bu duygularım karşılıklı mı?''
Benim gözlerim parlamış ama yanaklarımda kıpkırmızı olmuş , gözlerimi ona kaldırırken göz kapaklarımı kocaman açıp ona baktığımda ,'' beklerim'' diye söylediğimi duydum . Fısıltı halindemi çıkmıştı bu kelime .
Genç adam pencereden ona yaklaşacakken kapı açldı ve o ince tiz ses
'' oğluşum hazırmısın '' dedi ve bana dönüp '' sen çık ''dedi kadın , ben ona baktım , belli belirsiz bir sesle '' raporları masaya bırakıyorum , izninizle ben diğer raporları hazırlyacağım . dedim ve çıkarken ona çaktırmadan baktım ve onun da bana baktığını ama annesinin duruma uyanmaması içinde .'' Bir saat sonraya hazır olsun , acelesi var , müşteri gelecek önemli bir duruşma için gerekli .''
dedi ve annesine döndü ben odadan çıkarken .''Neye hazırmışım anneciğim.'' annesi ,
''Dubaiye gideceğiz ya, unuttum deme bana'' derken kapıyı kapattım. Dubai mi nereden çıktı ve beni bir ömür beklermisin derken neyi kast etmişi . Kafam iyice karışmış ama artık bir şeyi biliyordum. Karşılıksız değilmiş ama büyük bir sorun vardı , beni korkutan annesi ve dini yöndü .Benimle sabah namazı kılmayacak bir eş , yada kültürlerimiz uymazsa ...
Bu iş etraflıca konuşulması gerekiyordu , yanaklarım hala ateş gibiydi . Masamda evraklara kör gibi  bakıyordum uzun bir süre annesi içerden çıkmadı . Çıkıncada bana msj geldi . İçeriden bana msj göndemişti  .'' Sakın sözünü unutma,ne olursa olsun , ne duyarsan duy , sözünü unutma .''''


Kapı açıldı kapıdan çıkarken bana baktı ama sanki son kez bakar gibi . O   gözlerde ise bir şey daha farkettim. Beni bekle der gibiydi.  Bu onu son görüşümdü . Aradan beş yıl geçti . Ben onu bekliyorum ne söz ne bir kelime nede bir telefon . İşten çıktım , çünkü o Dubaiye annesi ile gidince geri gelmediği gibi , büroyu da başkasına devretmişler bize isterseniz kalırsınız demişler ama ben çıktım  . Her  akşam şu günlüğe bir şeyler karalama isterken onu hatırlamadan edemiyorum , öğretmen oldum . Annem benim evlenmem için çok uğraşmış ben ağlayarak '' anne ne olursun bu konuyu ben açana kadar açma''
  Şimdi  memlekette yayladayım , yaz olmasına rağmen gece burada soğuk oluyor , Gece aya bakıyorum tüm haşmetiyle doğmuş sanki içimdeki sıkıntıyı alıp  gitmişti .
 Sabah erkenden kalktım namazdan sonra karnımı doyurdum , güneş etrafı aydınlatınca dışarı çıktım . Bu gün arkadaşım bana gelecekti , hazırlık yapmalıydım .Kuzenim de Kıbrıs'tan gelecekti , gece uzun olacaktı ben alış veriş yapmam gerekiyordu. Çarşıya gitmek için patika yoldan arabama vardım . Arabaya binerken yerde bir şey gördüm , eğilip baktım kelebekti , '' oy benim Yüce Allah'ım bu ne güzel bir kelebekti , fakat hiç hareket etmiyordu .Yerden alıp peçeteye koyup torpidonun üstüne koydum , yavaşça yola koyuldum , orman içinde dağın eteklerinde yapılan toprak yol biraz dardı ama iki araç geçecek kadardı . Yolda giderken tanıdık iki komşuyu da yanıma aldım . Konuşa konuşa yokuş aşağı gitmeye başladım , yolun yarısında iki turist bana el salladı durmam için .Durdum ve bana ileride patika yolda bir arkadaşlarının ayağının burkulduğunu yardım istedikleini söylediler . Telefonları burada çekmiyormuş , diğer arkadaşı yabancıydı , Esmer tenli çok güzel başı kapalı genç bir kızdı ,arap'a benziyordu .Bozuk türkçesi ile bana '' Çok şükran ''  ben ona baktığım da kızın gözleri korkuyla irkilmiş gibiydi .'' Sen'' dedi sustu.
Ne yapacağını bilemez haldeydi . Birden '' telefonla  112 ararmısınız siz zahmet olmasın , '' dedi ama ben '' olurmu öyle şey bir saatten önce gelemezler ve geri dönmeke bir saat '' arabadan indim patikaya girdim yerde bir adam yatıyordu. Komşularımda bana yardıma geldiler , adam başını çevirdi terli ve yorgun gözüküyordu , beni görünce çarpılmış gibi bakıyordu .
Çarpılan bendim ama ben sanki onu tanımıyor gibi '' Bir şeyiniz yok ya '' dedim ayağına baktım , bilek kısmı berbat bir şekilde soylmuş şişmişti . Diğerleri ile onu kaldırıp arabanın arka kısmına yatırdık . Yavaşça merkeze hastahaneye doğru gidiyorum . Ama aynadan ona bakmak istediğim halde , bakmadım çünkü bana baktığından emindim .Hastahaneye nasıl geldiğimi bilmiyorm onu alıp sedyeye   koyup acile doğru gittiler . Bense  komşuları alıp çarşıya götürdüm . Çarşıda bir hayalet gibi işlerimi gördüm , burada bana
Ece derlerdi , arabada komşularım Ece dedikleri için daha değişik bir hava olmuştu . Sedyeye koyarlarken o nun gözlerine baktığımda bir kez daha yüreğimi demirden bir pençeyle ezdiğini hissettim .Ona o donuk gözlerimle  '' Allah acil şifa versin dedim .'' doktor arkadaşımdı , ona çaktırmadan kendi lisanımızla , bir şey olursa beni aramasını ama beni tanımıyorsun dedim . Yanındaki arap kız bana ''Senin ad Ece mi başkamı? '' dedi büyük bir merakla .
''Ne yapacaksın benim adımı , doktor size yardımcı olacak , benim misafirlerim terminale geldiler onları almam lazım geç kaldım .''
''Nereye gidiyorsun '' kız yapışmıştı sanki bana , biraz şaşırmış şekilde  , beni sanki kaybetmekten korkuyormuşçasına elimi kavramış .'' Ne olursunuz geri dönün, bana söz verin'' dedi yalvarır şekilde . '' Tamam daa'' dedim biraz şive katarak .Hava alanına gidip gelmek , alış veriş epey sürmüştü  ,kuzenim olaya vakıf olunca , olaya el koydu , beni zorla hastahaneye dönmeye ikna etti.
Hastahane parkında garip bir şey fark ettim , beş altı tane büyük jiplerle sıralı duruyordu ve şoförleri de iri yarı genç adamlardı .
Ben arabadan inince ben göz takibine başladılar . ben yukarı akadaşımın yanına geldiğimde yeğenimle arkadaşım onun yanındaydılar . Doktor kız arkadaşım , bizim buralardandı ve uzaktan akrabamdı .
'' Kız Ece bu adam , prens ya ! '' ne diyor diye baktım arkadaşıma benle şaka yapar gibi de gözükmüyordu .Ben şaşkın bir şekilde baktım ona , '' bir prens mi  , bu zamanda öyle bir kişi gördün mü Türkiyede?'' diyebildim ... O arap kız kridordan Doktorun yanına gelipte beni görünce , bir sevinç çığlığı attıki , bütün kafalar ona döndü .
Kızın beni tanıdığı kesindi ama nasıl .Kız elimi tutup '' benimle gelin ne olursunuz''  dedi ve koluma yapıştı , şaşkın bir şekilde beni koridorda çeke çeke bir odanın içine kadar çekti. '' Abii bakk kimi getirdim , seni kurtaran yeşil gözlü periyi getirdim  .''
Genç adamın hasta yatağında , o simsiyah gözleri ile bana bakışını hiç bir zaman unutmayacağım .
'' Bak bakalım hayal mi ?gerçekmi '' dediği zaman gözleri sanki dolu doluydu.'' oodadan çıkın''  dedi diğerlerine dönerek bende yeni fark ettiğim diğer kişilere baktım . Oldukça şaşkındım , resmi kıyafetli iki adam ve kaza yerinden getirdiğim diğer adam vardı .Arap kız hemen onları çıkardı . Ben ve  o bakıyorduk , ne kadar bakıştık öyle , sonunda sesizliği  bozdu .'' Seni ne kadar aradım biliyormusun .''' Sen bana neden yalan söyledin ?''
Bana yalancı dediği an bir an tepem attı , ama merakım beni durdurdu .'' Ne yalanı?''
'' Hayal Değirmenci diye biri yok''
Hafifçe güldüm , sigortalı çalışanın adını nasıl yalan beyan eder söylermisin .. Ben bunu dediğimde ilk defa onun ağzından arapça bir şeyler  duyduğum ve küfrettiğini sandığım şeyler çıktı .
''Tabi ya , o zaman senin gerçek adın Hayal Ece Değirmenci değil mi'' dedi
Ben lafın nereye varacağını merakla bekliyordum . '' Ersin bey, sadede gelirmisiniz ! yolcularım var ve çok yorgunlar , yaylaya köye çıkacam . Gece basmadan gitmek istiyorum .
''Hayal  '' dedi sutu ''Ecee gerçeksin değil mi , kafamı vurduğum taştan dolayı rüya görmüyorum değil mi . Seni ne kadar öz.. '' diyecekken o kadının sesi ile irkildim .Kadın kapıyı hızla açmış ama bu sefer başında bir şal vardı , benim bir kaşım kalktı . Kadın bana bakmadan oğluna koşup,  ona sarılmak istedi ama oğlu onu durdurdu .'' Anne ! iyiyim bak benim kurtarıcım . deyip beni işaret etti . Kadın bana dönüp bakınca ağzından bir tiz sesle '' Sen , sen ne işin var burada derken şaşkınlıktan dona kalmıştı .Bana bakarken hayalet görmüş gibiydi . Benim yöresel kıyafetlerime bakıyrdu , bense artık gitmem geektiğine kanat vermiştim ki .'' Anne az dışarı çıkarmısın ,'' Kadın şaşkın bir şekilde , istemeyerek çıktı . Bana öylesine bakıyordu ki , kalkmak isterken iniltiyle yerinde kaldı , şaşırdım , '' Kaburgalarımda da kırık var '' dedi ve '' Yaklaşsana peri kızı,

ileri Bölüm 7


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Kalbim küt küt bölüm 5



Biran gitse ya , niye oyalanıyor ki , etraftan gören olsa yanlış anlayacak ve ona doğru dürüst de bakamıyordu , ya anlarsa diye korkuyordum , iş de bu kadar rahatsız olmamıştım . Avukat  bana dönüp, gülümsedi , tedirgin oluştum , anlamış  gibi,
"Yarın ben bu anahtarları kapının yanındaki saksıya bırakırım , davadan sonra bir kaç gün yokum, sende gelme ertesi gün . Hayal annem ," dedi durdu " Benle uğraşıyor , beni evlendirme planı var ,bu yüzden , arkadaşımın yanına gidip , gelemiyeceğim . Annem arar sorarsa bilmediğini söylersin . Ben gelene kadar ofise gidersen bunu bilmeni isterim .Ona göre konuş , olur mu" sanki bana bunu söylerken derin bir nefes çektiğini hissettim . Bana izahat mı veriyordu . Garip gelen bu duruma rağmen , onu yolcu edip , odama döndüm . Gece uyuyamadım . Sabah zor ettim , namazdan sonra , atıştırıp , parka gitmeye karar verdim . Üstüme spor kıyafet giydim . Parka gidince yavaş yaş yürümeye başladım , kalbimdeki bu şey neydi , aklımda çıkmıyor , onunda bana ilgisini biliyordum,
heleki akşam o izahattan sonra .Ama korkuyordum çok farklı bir kültürün bireyi idi . Bu iş olur mu ? Yoksa hayal dünyamın bir neticesi mi. En ufak bir kelime oluşmamıştı , sadece bakış yakalamakla , olmazdı . Kendimi korkunç hissediyorum . Hele annesi aklıma gelince , bir ürperti giriyordu , sırtım dimdik oluyor . Kendimi tedirgin ediyordum .Günler çabuk geçti Avukat geri geldi ,
Yüzü soluk ve üzgün bir vaziyeti vardı . Beni görünce bir an yüzü dahada soldu sanki , zoraki konuşup odasına gitti . Ne olduğunu anlayamadım ama , odadan hiç ses gelmedi öğlene kadar . Ben yemeğe çıktım , geri geldiğimde çıkıp gitmişti . Geri gelmedi ofise . Diğer çalışanla işleri bitirip ,eve gittim . Evde beni bekleyen bir süpriz vardı , annem gelmişti . Çok sevinmiş onla bir süre konuşup hasret giderdikten sonra esas niyetini açıkladı .  Beni evlendirecekmiş , beni götürmeye gelmiş . O kadar şaşırdım ki , anneme kızamadım . Sabaha kadar uyuyamadım , sabah işe gittim , gözlerim onu aradı ama o yoktu  . Kaçıyormuydu acaba , bir görsem gözleri anlatacaktı her şeyi ama yoktu . Telefon açsam , bir bahaneyle diye , bir bahane bulamadım . Annem ne dediyse beni ikna edemedi , ama başka bir şey keşfetti , benim durgunluğumu ve uyumadığımı görünce benim aşık olduğumu anlamış gibi evlendirme lafını kapattı . Ertesi gün kendi başına isteyerek gitti . Biraz manalı konuştu ama gitti, gözü yaşlı yaşlı .
Büroya gittim , işe o kadar daldım ki ,onun yanı başıma dikilip bana baktığını , bir ürpeti şeklinde anladım .Gözlerimi kaldırıp baktım , bana değişik bir şekilde bakıyordu .
"Hoş geldiniz " diyebildim anca . Oda konuşmaya başlamadan önce diğer çalışanı göz ucu ile bakıp "Hayal hanım şu son işin dosyasını odama getirirmisiniz ." deyip odasına gitti . Ne diyeceğini çok merak ediyordum , arkadaş dosyayı bana uzattı , oda farkında bazı şeylerin bana göz kırptı , hayırdır neyi var der gibi elin sorar gibi yaptı bana . Bende kaşlarımı kaldırıp ,dudaklarımı büzdüm , "bilmiyorum der gibi . Merakla odasına girdim , masaya doğru gidecektim ki orada değildi , pencerenin yanında aşağı bakıyordu . Çok kararlı gözüküyordu . Bana dönüp baktı "Hayal " dedi
Benim kalbim küt küt diye hızlı atmaya başladı , bir şey oluyordu ve galiba kalp krizi geçirmek üzereydim , yüzüm bembeyaz olmuş ki . Onun kaşı kalktı bana bakınca. "Bir şey mi oldu sana"

İLERİ BÖLÜM 6

12 Aralık 2016 Pazartesi

İnsan yeniden doğar mı bölüm 4



Bu gün doğum günümdü , sanki kimse hatırlamaz gibiydi , normalde ben böyle şeyleri önemsemezdim arkadaşlarım sağ olsunlar , son yıllarda beni hep unutmadılar . Bu gün erkenden büroya gitmiş işlerimi çabucak bitirmeye çalıştım ki arkadaşlarıma vakit ayırabileyim . Ortada garip bir şeyler döndüğü belliydi , büro olduğundan sessizdi .
Avukat ortalarda pek gözükmedi bu gün , telefonlar konuştu durdu . Ben bu güne özel kendime daha iyi bir kıyafet giymiştim . Gözlerimin yeşilini çıkarsın diye yeşil renkli baş örtüsü ile ona uyan kıyafetler giymiştim , bu gün topuklu bile giyindim ama öyle çok yüksek değil benim topuklarım.
Off bu gün ne bekliyorum sanki , kendimi bu gün patlayacak gibi hissediyorum , annem arayınca
o sıkıntı biranda gitti . Sesi ağlamaklı ama beni ne kadar sevdiğini her kelimesiyle anlatıyordu . İyiki doğurdum kızım diyerek beni çok mutlu etmişti . Annemin ilk göz ağrısı ve uzun zaman çocuğu olmadığı için benim yerim onun için farklıydı . Çok sevildim ailem beni yere göğe sığdıramadı . Diğer kardeşlerim dünyaya gelince o şımartmalar azalınca beni az sevdiklerini sanmıştım sonra aklım kesmeye başlayınca bunun saçma olduğunu anlamıştım . Neyse büroda işlerim bitirince avukatın odasına gidip izin istemeye karar verdim kapısına vardım ve o konuşmaya tanıdık oldum .
''Tamam ya beni neden sıkıştırıp duruyorsun , görüşeceğim ama bu son bilesin , bir daha bana arkadaşlarının kızlarını görüştürüp durma , beni kızdırma hiç hoşuna gitmeyen bir iş yaparım sana . Benim gibi bir adama bunu yapıyorsun ya ,sanki çirkin bir adamım ya, anne ! Beni rahat bırak ya, işim başımdan aşkın olabilir ama , gönül işlerime karışma .Gider bir köylü kızı alırım sana gelin getiririm haberin olsun .'' deyip telefonu kapattı . Bende toparlandım kapıyı tıklattım. Kapıyı yarım açıp , işlerim bitti , çıkabilirmiyim .''  Bana şöyle baktı sonra masasından kalkıp , ayağa kalkıp bana '' içeri girermisin , dedi ve odanın bir köşesindeki kocaman dolabın yanına gidip kapağını açtı bende içeri girip ona bakmaya başladım . Kocaman bir hediye paketi çıkarıp bana döndü onun yüzünde böyle utangaç bir ifade ilk defa gördüğümü hatırlıyorum . Sanki hayatında ilk defa bir kadına hediye veriyordu . Bende şaşkındım ilk defa yabancı bir erkek bana hediye almıştı , oda bunu fark etmiş gibi
'' Ne o doğum günün değil mi bu gün , hayırlı yaşlara Hayal hanım , umarım bugünün ve hayallerin gibi ömrün güzel geçer , ne alacağımı kestiremedim ,'' bir yandan konuşuyor bir yandan da gözlerini kaçırmaya başlamıştı ,o kararlı kendinden emin adam bocalıyormuy du ne . Bana mı öyle gelmişti . Kendimi anlatmak şöyle dursun ,nasıl sakin kalabildim hala şaşırıyordum ''Banamı aldınız?'' diyebildim şaşkınlıkla . Bir yandan tebessüm ediyor bir yandan da bu merasimden kurtulmak ister gibiydi .
 Benim şaşkınlığımı görünce biraz rahatlamış gibi oldu , sonra ilk defa bana o siyah gözlerinde hiç görmediğim yumuşak bakışlarla .
'' Hayal iyi ki doğdun , ben böyle şeyleri beceremem kusura bakma .''
'' Ersin Bey çok teşekkür ederim , bende ne diyeceğimi bilemedim , sağolun .Bu günümü nereden bldiniz ki .''
Kendinden emin bir şekilde , ''Biraz sabret , az dışarı çıkabilirmiyiz ? '' dedi ve elime tutuşturduğu hediye paketiyle büronun ortasına gittik ki , o da ne tüm sevdiğim arkadaşar ve ailem burada beni kutlamaya başladı , ben nasılım ah , gözlerim dolu dolu annemle babama , hepsine sarılıp onlarla kucakladım , arkadaşlarım muzip muzip bana gülüyor onların bakışlarından bunu yapanların onlar olduğunu anlamama yetmişti . Babam da böyle şeyleri pek sevmez gençlerede karışmazdı . Ama bana dayanamazdı , benim yerim onun için çok özeldi . Babaannem öleli beni daha çok sever olmuştu . Annesine çok benzediğimi söyler bana annem kokulu derdi . Bir evlatta anne kokusu . Çok duygulanmıştım , bir saat böyle geçti hediye pasta faslı ile eve gittik . Avukat Ersin Bey aileme otelde oda bile ayırtmıştı , babamla kendi odasında sohbet etmişti biz içeride eğlenirken , babam odasından çıktığında yüzünde gördüğüm bir sevinç ifadesi beni şaşırtmıştı . Babamla konuşamadan kendimizi otelde bulduk , o gün onlarla kaldım arkadaşları eve yolladım .
Yanlız bürodan ayrılırken Ersin Beyin bana dikkatli baktığından emindim . İlk defa onun bakışından utanmıştım , neden bilmiyorum gözlerimi kaçırdım ama eminim ki yanaklarım al al olmuştu ,inşallah bunu fark etmemiştir . Şu yıldızlar kadar sıcak bir şeyler kıpırdıyordu bende ve kendime bile söylemekten çekiniyordum. Ailem geri gitmişti ve ben yine yanlızdım , arkadaşlarım uyumuş kulaklarımdan gelen müziğin ritmiyle yazıyorum işte .
 Telefonum çalmaya başladı , ışığını görmesem duymayacaktım kulaklıklardan . Arayanı görünce cep telefonu yere düşürecektim . Açtım şaşkın bir sesle ''Alo Ersin Bey''
'' Hayal '' dedi kısık bir sesle sanki ne diyeceğini bilemeyen bir sesle '' Uyandırmadım umarım , kusura bakma ben dışarıdayım , büronun anahtarını bulamadım , senden senin yedek anahtarı alabilirmiyim , yarın ki davaya erken gireceğim ofise gelmiyeceğim , onları almam lazım .'' Tabi Ersin Bey az beklermisiniz , ben müziği kapatmayı akıl edemedim boğazımda ki kulaklıktan müzik duyuluyordu . Ben üstüme o kocaman pardösümü giydim . Anahtarı zor buldum çantadan ,aşağı indim , kapıda bekliyordu , ilk defa onu spor kıyafetlerle görüyordum , yine o bakışı gördüm gözünde , özür diler bir tonda ''Rahatsız ettim kusura bakma '' dedi yavaş bir sesle Bana dikkatli bakıyordu ,sonra yüzünde tebessüm belirdi , kulaklıktan müzik sesi geliyordu . '' Gece bazen dinliyorum ,acele ettim unuttum kapatmayı dedim '' bocaladım yav ne oluyor du bana , bakmaya çekiniyordum .
''Karadenizli olduğunu anladık , bu müzikleri bana yollasana. Bende hemşeriyim ,''
'' Arada iyi geliyor stres attırıyor , anahtarları ben geri getirmeyeceğim kapının yanındaki saksının altına koysam, büroya hırsız girermi '' diye bana takıldı . Ben nerede olduğumuzu hatırlayınca ''   

ileri BÖLÜM 5

5 Aralık 2015 Cumartesi

Hayat mezunu bölüm 3



Hayat ne kadar esrarengiz ve her defasında bir şeyler olacağı zaman peşi sıra kötü olaylar oluyor . İnsanlar can sıkıntılarından olsa gerek Allahu Teğala da onlara hadlerini bildirmek için al sana rahatlık bastı , bir sıkıntı veriyor .
Benim sıkıntım ne ola ki , avukatın işinden okula okuldan eve ,evden okula derken okul bitti ve diplomayı da aldık . Her şey yolunda , avukat iyi bir patron , her ne kadar annesi geldiğinde hala bana dik dik bakması dışında .
Öğretmen olmak için gerekli bir kaç şey kaldı onu da aldık mı ve atandık mı yeni işi alana kadar burada çalışmaya devam .
Annem yine durmuyor bana koca arıyor , telefonla arıyor , kızım diyor hani şu oğlan vardı ya , demeye başlayınca işi kıvırıyorum da yanlarına gidince iş ciddiye bindiriyor . Anne dur hele şu okul  pedgojik eğitim birde kpps bitsin . Bir de atanalım sonra bakarız . Bak işi olan kızı daha iyi alırlar sen merak etme diyom . Annem her gün arıyor ,bana bir şey olacak diye içi gidiyor . Arkadaşlarım olmazsa bir dakika bile beni burada bırakmaz .
Bu gün bir şey farkettim , Avukat bey , bazen kaçamak bakışlar atıyor ve bir şey diyecek gibi ama vazgeçiyor .
Bir gün onun elimdeki yüzüğe baktığını fark ettim . annemin bana taktığı nişan yüzüğü . Millet laf etmesin , kem gözlerden sakındırsın diye .Bense annem verdiği için takıyorum . Avukatın kapısı hafif açıktı , nedense bu yüzük işini halletmem gerekti . Telefonumu aldım ve sanki arkadaşımla konuşur gibi yaptım , sesimi de az kıstım elimdeki yüzüğü büroya gelmeden saklamıştım .
Kız arkadaşımı ararmış gibi yaptım , bu arada onun odasına baktım hareket var mı , bilgisayarın tuşlarını duyuyordum . Telefonu açıpta konuşmaya başlayınca o ses durmuştu . Ben "Alo Suna , evdemisin , bir zahmet benim annemin aldığı yüzüğü lavobo da mı unuttum bakarmısın ," dedim ve bekledim . Sanki karşımdaki onaylayınca sevinçle "Teşekkür ederim sağol , odama koyarsan sevinirim , gelirken eve ne getireyim dedim ve telefonu kapadım . Tuş sesleri başlamış , ben telefonu kapatınca .
Neden gerek duydum bu saçmalığa diye düşünürken , Kapıda valide sultan belirdi . Bu kadının her gelişinde ben ofisten çıkıyordum ama bu sefer , kahveleri söyleyip işe devam ettim . Arada şen bir gülüşle orada olduğunu fark ettim . Bu gün öyle şeyler oldu ki ,Kadın odadan çıkarken Avukat ona biraz kızarak " anne beni bilirsin böyle işlere vereceğim cevabı , sakın bana emrivaki yapma , hayatıma özelliklede seçeceğim eşi ben bulacağım , kim girerse araya , aramız bozulur ona göre deyip , annesini dışarı arabasına kadar götürdü . O topukların başına iş açacağını anladığından beri onu arabasına kadar götürür oldu .  Büroda avukattan namaz vakitlerinde izin almıştım , bana küçük bir odada namaz kılmam için izin verdi . "Tabi öyle şey mi olur . Ne kadar güzel bende keşke şu nefsimi dizginleyip namaz kılabilseydim ." deyip beni takdir bile etti .
Geri geldiğinde gayet ciddi düşünür halde geldi . Bende "hayırdır " dedim . O da bana dönüp , gülümsedi , "hayırır inşallah " deyip geçip odasına gitti .
Benim yanımda çalışan başka çalışan daha var bu arada onu belirtmem gerek , çünkü baş ağrısı çektiğimden beri nedenini bu gün fark ettim . Kız aşırı konuşkan , hele işi olmadığı zaman bir çene açılıyor ki . Allah tan bu gün avukat , kızı uyardı da bende rahat ettim .
Yarın büyük bir dava var ve onun için bir haftadır delil topluyoruz , gerçi ben yaıp dosyalamaktan bu işlerden anladığım söylenemez . Yakında bir stajyer de gelecek . Odamız da üç kişi olacağız . İşler hafifleyecek biraz .
Arkadaşlarım dan Suna bu gün bana takıldı , neden avukattan çok bahsediyorsun diye , bir şeyler mi hissediyorsun , dedi . "Bilmiyorum , ne hissettiğimdem , olsa ki onun dünyası ile benim dünyam çok farklı ." dedim o da "hiç belli olmaz "dedi gülerek odasına yatmaya gitti .
Bu günden sonra bende yoğun çalışma içindeyim , öğretmen olmak için sınava girmem gerek . Neyse yarın önemli bir gün , benim doğum günüm .

BÖLÜM 4


Roman

Hayal mi senin adın bölüm 1

           Güneş her zaman ki gibi , çıkmadı , hava puslu soğuk , ellerimi ovuşturmaktan , bithap düşmüştüm . Gün başlark...